2024 Sonbaharda mutlaka görmen gereken 5 yer

    2019 Sonbaharda mutlaka görmen gereken 5 yer !

Güneşin yüzünü yavaş yavaş gizlediği ve hepimizin  büyük şehirden biraz olsun uzaklaşmak için seyahat planları yapmaya başladığı sonbahara doğru giderken , sizde sıcak havalardan bunalan biriyseniz tavsiyelerimize hızlıca göz atmalısınız ! 🙂

Bahar ayları hafta sonlarını, doğa sporları yaparak ve yeni yerler keşfederek değerlendirmek için en uygun zaman. Üstelik, BlaBlaCar’la kamp, doğa yürüyüşü, kültür ve fotoğraf gezisi yapmak ve güzel havalarda yeni yerler keşfetmek için ulaşım masraflarını dert etmenize de gerek yok. “Baharda nerelere gidilir?”sorusunun cevabını, sizin için verdik. İşte bahar aylarında mutlaka görmeniz gereken yerler:

1. Ayder Yaylası, Rize

Ayder_Yaylasi_Rize

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesi sınırlarında yer alan, sırtını Kaçkarlar’a dayamış Ayder, Aşağı ve Yukarı Ambarlık (Gelin Tülü) şelalesi, yayla evleri, çiçekli düzleri, balı ve şifalı kaplıcasıyla adeta bir cennet. Yerli ve yabancı turistlerin gözdesi olan Ayder baharda muhteşem bir tabiata sahip.

Yol boyunca Bulut, Gürgendibi ve Aşıklar şelaleleri sizleri karşılayacak ve eşlik edecektir.  Her zaman yeşil kalan ladin ve çam ağaçlarının, sarıdan kırmızıya dönüşen gürgen, kestane, kayın ve köknar ormanlarının sınırında olan bir vadiye konumlanan bu yayla her mevsim farklı bir güzelliğe bürünmektedir.
Her bütçeye hitap eden konaklama tesislerinin bulunduğu yerleşim1220 metre yüksekliğe kurulmuştur. Oksijen deposu olan bu küçük ve şirin yaylanın içinden coşkulu bir şekilde Kavron Deresi akmaktadır. Ayder’in hemen dışında tüm ihtişamıyla Gelintülü Şelalesi nazlı nazlı süzülmektedir. Ayder Yaylası hem diğer yaylalara hem de Kaçkar Dağları’na gezi yapmak isteyenler için bir kapı vazifesi görür. Kışın ayrı bir güzelliğe bürünen ve konaklama tesisleriyle dört mevsim hizmet veren yaylada bir de kaplıca bulunmaktadır.
Bugün Rize’nin en popüler merkezi durumunda olan Ayder, Kaçkar Dağları’na kuzey yönünden yapılan tırmanışların başlangıç noktasıdır. Yaylada, bungalovdan tipik yayla evi konseptine, aile pansiyonundan otele pek çok konaklama seçeneği mevcuttur. Her Türlü alt yapı hizmeti tamamlanmış olan yayla, tatil kasabası görünümündedir. Zengin flora ve faunasının yanında kaplıcası da ünlüdür. Ayder Yaylası, çam ormanları ve Kaçkar manzarasının tam ortasındadır. Ayder Balı da yaylada tadına bakılması gereken lezzetlerdendir. Görenleri kendine hayran bırakan bu yayla, efsunlu güzellikleriyle bütün dünyayı beklemeye devam etmektedir.

2. Mardin

Mardin

Farklı tarihi dokusu ve mimarisiyle adeta şiirsel bir güzelliğe sahip Mardin, mutlaka görülmesi gereken şehirlerden biri. Birçok uygarlığa ait yapıyı bünyesinde barındıran şehir, bir açık hava müzesi görünümünde. Yıllar boyunca, farklı inanışlara ev sahipliği yapmış olması nedeniyle bölgede cami, kilise, türbe, manastır gibi pek çok dini yapı da görmek mümkün. Yerel lezzetleri tatmayı da ihmal etme.

Güneydoğu Anadolu’da, Suriye ile sınırı bulunan Mardin ilimiz bölgenin kültürel ve dini zenginlikleri bir araya getiren önemli şehirlerimizden biridir. Adım attığınız ilk andan itibaren farklı dokusunu hissedebileceğiniz Mardinşehri, tarih boyunca birbirinden farklı inanç anlayışlarını, gelenekleri bir araya getirmekle kalmayıp, aynı zamanda özel mimarisi ile de görülmeyi bekleyen bir turistik öneme sahiptir. Unesco tarafından A’dan Z’ye her şeyiyle bütün halinde Dünya Mirası listesine alınan Venedik’le beraber iki şehirden biridir.

Mardin yüksek bir alan üzerine kurulmuş bir şehirdir. Bölgenin coğrafi özelliklerine ve iklimine uygun olarak tasarlanan evleri ve taş sokaklarıyla dikkat çeken bu önemli şehrimizde, eski zamanlardan bu yana kullanılan, herkesin yararlanacağı bir su kanalı sistemi bulunmaktadır. Bu sistem, şehrin kalesi üzerinden geçer ve su kaynağının eşit olarak dağılımını sağlar. Bunun yanı sıra insanların barındığı evler, şehirdeki farklı inançların saygıyla korunması ve komşuluk ilişkilerinin rahatça yaşanabilmesi göz önünde bulundurularak inşa edilmiştir.

Mardin’e Ulaşım

Mardin’e havayolu ve karayolunu kullanarak kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. Farklı illerden yola çıkacaklar için “Mardin’e nasıl gidilir?” sorusuna kısaca yanıt vermeye çalışalım:

İstanbul Mardin arası mesafe yaklaşık 1450 kilometredir

Ankara Mardin arası mesafe yaklaşık 1010 kilometredir

İzmir Mardin arası mesafe yaklaşık 1460 kilometredir

Şehirlerarası otobüs seferlerini veya kendi aracınızı kullanarak karayolu ile bu tarihi şehre farklı illerimiz üzerinden ulaşım sağlayabilirsiniz. Mardin’e uçakla gitmek isterseniz, Mardin Havalimanı üzerinden şehir merkezine otobüs, taksi ve havalimanı servis araçlarını kullanarak kolayca geçiş yapabilirsiniz.

3. Assos, Çanakkale

Assos_Canakkale

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde, Edremit Körfezi’nin kıyısında yer alan antik kent Assos, sakin bir hafta sonu geçirmek için ideal. Limanda ya da Behramkale köyünde keyifli vakit geçirebilirsin. MÖ 900’lerde kurulan bu kentin en gözalıcı yeri, en tepesine yapılmış olan Athena Tapınağı. Tapınaktan görebileceğin eşsiz deniz manzarasını kaçırmamalısın.

4. Kapadokya

Kapadokya

Ah kapadokya… Kaç aşka şahitlik ettin acaba demeden duramıyor insan..Doğa ve tarihin bütünleştiği Kapadokya’da binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini bulabilirsin. El sanatları merkezi Avanos, açık hava müzesi ile Göreme, yeraltı şehirleriyle Derinkuyu ve Acıgöl, üç güzelleriyle Ürgüp görmen gereken yerlerden sadece birkaçı…Balon turu yaparak peri bacalarının arasından süzülebilir, baharın renklerine gökyüzünden tanıklık edebilirsin.Kapadokya bölgesi, doğanın ve tarihin ayrılmaz bir parçasıdır. Coğrafi olaylar Peribacalarını oluştururken, tarihsel olarak insanlar bu surlarda oyma evler, kiliseler ve manastırlar inşa ettiler ve binlerce yıldır uygarlık izleri taşıyorlardı. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Kapadokya, tarih boyunca bir ticaret kolonisi olan ve ülkeler arasında ticari ve sosyal köprüler kuran İpek Yolu’nun en önemli kavşaklarından biridir.
Kapadokya bilinen tarihi kadar, ağızdan ağıza yayılan rivayetleriyle de gizemli. Her tarihin altında farklı bir hikaye, farklı bir söylence var. Peribacalarının oluşumundan, keşişlerin yaşamına kadar yüzlerce anlatımı olan Kapadokya tarihçesi kısa ve net olarak çok özel! Ve öylesine bilinmezi var ki, her medeniyetin hikayesini tekrar tekrar dinlemeye değer…

5. Amasra

baharda nerelere gidilir

3000 yıllık tarihi, el sanatları ve balıkçılarıyla meşhur, ormanlarla çevrili Amasra’da yeşile ve maviye doyabilirsin. Küçük bir pansiyonda konaklayabilir, ahşap oymacılığıyla meşhur zanaatkarların toplandığı Çekiciler Çarşısı’nda dolaşabilir, ardından sahilde deniz ürünlerinin tadını çıkarabilirsin. Kumsalda gün batımı da bir harika.Yerli ve yabancı ziyaretçiler sadece kasabanın tarihi dokusunu merak ettikleri için değil aynı zamanda yaz tatilini geçirmek için de geliyorlar. Ufak bir tüyo vermek gerekirse havanın en temiz halinin keyfini çıkarmak isteyenler mart, nisan, mayıs aylarını tercih edebilir.
Küçük bir belde olan Amasra’da nereye giderseniz gidin merkezden uzaklaşamayacağınız için bütün konaklama olanaklarından uygun bir fiyat karşılığında faydalanabilirsiniz. Özellikle öğrenciler, gezginler ve doğa ile iç içe olmak isteyenler sırt çantalarını yanlarına alarak unutulmaz bir kamp macerası yaşayabilirler.

Peki ya yemekleri….

Şimdi öncelikle belirtmek gerekir ki neredeyse bütün restoranlar ya deniz ya da tarihi kale manzarasına sahip aile işletmelerinden oluşuyor. Sezonunda en taze kalkan, hamsi, mezgit ve tekiri bu şirin Batı Karadeniz beldesinde bulunan restoranlarda yiyebilirsiniz. Geziniz bittikten sonra sofranıza koymak için yanınıza Amasra’ya özgü bir lezzet olan çöven ekmeğini de almayı unutmayın.

Kitabınızı , fotoğraf makinenizi birde aşık olduğunuz kişi yanınızdaysa keyfinize diyecek olmayacak 🙂

Çektiğiniz fotoğraflara bizleri de etiketlemeyi unutmayın lütfen sayın gezgin 🙂

Gecemanya ailesi iyi tatiller diler ! 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir