Aile, Zaman Ve Hayallerimiz

Aile neydi?

Her akşam aynı masada ailecek neşeli, mutlu, huzurlu yemeklerin yendiği sofralar mıydı? Anne ve babamın haftalık izin günü olan pazar günlerini iple çekmek miydi? O bir gün pazar tatilinde öğleye kadar uzanan kahvaltı masasında saçılan ağız dolusu gülücükler miydi? Öğretmenimin verdiği icat ödevlerimde babamın hiç uyumadan sabaha kadar bana icat yapıp da sabah öyle işe gitmesi miydi? Eve alınan en tatlı yiyeceği yemek için bütün aile bireylerinin toplanmasını beklemek miydi? Bayram arefesinde aldığımız kıyafetlerimizi uyurken baş ucumuza koyup uyumak mıydı? Bayram sabahında erken kalkıp namazdan gelen babalarımızı beklemek miydi? Bayramlarda İlk önce babamızın sonra annemizin elini öperek bayramlaşmak mıydı?

Benim için aile bunların hepsiydi ve daha fazlasıydı. Annemin cennet kokusunu hissederek uyumaktı. Okulun ilk günü babamla kapladığımız kitaplardı. Televizyonun kumandası için ağabeyim ile ettiğimiz tatlı kavgalardı. Aile,  yeri ve zamanı geldiğinde sevgiyle kucaklaşabilmekti. Aile sadece benim için değil eminim ki herkes için de böyledir; “aile her şeydir”. 

Zaman!

Zaman, neşemin, huzurumun, çocukluktan kalan mahsumluğumun, yüzümdeki en anlamlı gülümsemelerimin yok oluşuydu. Anneme sarıldığımdaki hissettiğim, benim en güzel kokumun yok oluşuydu. Babamla artık icat yapmadığımız, işten eve geldiğinde yorgunluktan koltukta uyuyakalışıydı. Herkesin işten geldiği saatte bir şeyler atıştırıp o huzurlu sofraların artık olmayışıydı.  

Zaman, benim bütün çocukluğumu öldüren şeydi. Çünkü artık hiçbir şey benim mutluluğum değildi. Zaman, benim gülüşlerimi çalandı. O aktıkça bir şeyler değişiyordu ve hatta eksiliyordu, yok oluyordu. Hiç tatmadığım duyguları yaşar olmuştum. Ben artık ufacık şeylerden mutlu olan küçük bir kız çocuğu değildim. 

Ah şu zaman… 

Hayallerimiz

Hayal, ister istemez herkesin kurmaktan kendini alamadığı bir şeydir. Hele ki küçük bir çocuk için. Öyle değil mi? Kim hayal kurmadan ömrünü geçirir ki? Herkes bir an bile olsa gözlerini kapatıp bir şeyler karalar gözleriyle.  Peki ya kimin hayalleri gerçekleşir? Herkes hayalini kurduğu şeyi mi yaşar ya da bahtıma ne çıkarsa deyip yoluna devam mi eder?

Benim de bir sürü hayalim vardı; büyünce avukat olup müvekkillerim olacaktı, ben nereye gidersem gideyim annem hep benimle gelecekti, okulumu bitirip sevdiğim adamla evlenecektim, çocuklarımız olacaktı, annemin ve babamın bana yaşattığı ailemdeki sıcaklığı bende kendi aileme verecektim. Gibi gibi… Mutlu olacağımı umduğum anları düşünürdüm.

Tabi bunlar hayallerimdi.  Sadece hayalde mi kaldılar? Yoksa yaşadım mı bunları? Ya da ne kadarını yaşadım, ne kadarı hayalde kaldı? Malesef ki hayallerimin kırıntısını yaşıyorum.

 

 

 

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir