Akdeniz Bölgesi’nin Güney Sahili Alanya’ya Neden Gitmeliyim?

               Akdeniz Bölgesi’nin Güney Sahili Alanya’ya Neden Gitmeliyim?

Her birimiz Akdeniz Bölgesi’nin Güney Sahillerinde bulunan Alanya’nın adını en az bir kez duymuş ve namından söz etmişizdir. Türkiye’nin coğrafi olarak güneyinde yer alırken, şehir merkezinin en doğusunda kurulan ve Antalya’dan Alanya’ya ulaşımın üç saate yakın sürdüğü bir deniz yerleşkesine sahip kentimizdir. Alanya’nın ulaşımının merkeze dahi bu kadar uzak olduğu halde onu haritalarımızda bu kadar dikkat çekici kılan özelliklerinin, kışın ölen ve yazın canlanan turizminin etkisinin neler olduğunu her birimiz merak etmişizdir. Bu yönü ile Antalya’ya en çok can veren unsurun rengini gökten alan deniz ve suların olduğu kadar şehrin mimarı yapısı ve yaşam biçimi olduğunu da söylemek gerekir.

İlk önce söylememiz gerekir ki, Antalya’nın doğasında bulunan bu sahil şehri içerisinde sadece Lübnan ve Libya’dan gelen konuklarını barındırmaz. Antalya’ya özellikle de yaz aylarında hem ülke içi, hem de ülke dışı yaşanan göçlerin dikkat çekici olduğunu söylemek gerekir. Alanya’nın bu kadar fazla konuğu aynı anda bünyesinde barındırabilme yeteneği ise her bütçeye uygun ve insanların elini cebine atmaktan korkmayacağı fiyatlar ile biçimlendirilmesinden dolayı sağlanıyor. Alanya’da bir gecesini geçirmek isteyen bir orta bütçeli vatandaşın ve yüksek gelirli bir vatandaşın aynı sahilde güneşlenebileceğini iddia etsek bizler için yalan olmaz. Tüm değerleri ile bir bütün oluşturan Alanya’da geceliği 70 TL’ye bir apart da bulmak mümkün, geceliği yarım milyara hesap edilen ultra her şey dahil otellerinde konaklamak da mümkün.

Peki ya Akdeniz Bölgesi’nin Güney Sahili Alanya’da İnsanları Karşılayan Manzaralar Neler?

 

  • KIZILKULE

 

Antalya’nın doğusunda bulunan bu şehre açık suların ve denizlerin hakim olduğunu her zaman biliyorduk. Bu açıdan Alanya’yı her zaman ilgi çekici bulduk, peki ya zaman ile birlikte Alanya’nın kızıl tuğlalarından adını almış olduğu ve 1226 senesinde yapılmış olan Alanya’nın Kızıl Kule’sini duymuş muydunuz? Alanya limanını ayakları altına alan ve tıpkı limanın bir efendisi haline gelmiş olan Kızıl Kule tarih öncesi Selçuklu Hükümdarı Alaeddin Keykubat I tarafından yapılmıştır. Her türlü bir kültür sentezi olarak kabul edilebilecek olan Kızıl Kule’de Selçuklu yaşamına dair buluntu ve belgelere erişebilecek kadar Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilmiştir.

Alanya’nın kültürünü ve tarihini öğrenmek isteyenlerin yanı sıra bu güzel şehre kuş bakışı gözü ile bakmak isteyenler için haftanın her günü 09:00’dan 17:00’a kadar Kızıl Kule’ye giriş yapabilirsiniz. Her vatandaş için ücret stabil ve 5 Türk Lirası’dır.

 

 

 

  • ALANYA KALESİ

Alanya’nın her zaman karıştırılan Kızıl Kulesi’nden ayrı bir kale olan Alanya Kalesi ise denizden 250 metreye kadar yükselir ve surlarının uzunluğu 6.5 metreyi bulur. Tam olarak limanın ayağına kurulmuş bu kale tarih içinde bir sultan sarayı olarak kayıtlara geçmiş ancak kalenin zaman içinde el değiştirmesi ile gerçek kayıtlara ancak Kanuni Sultan Süleyman’ın döneminde Osmanlı topraklarına kazandırılması ile kesin sonuçlara değinilmiştir.  

Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunan bu deniz ve doğa manzaralı kalesine yaz aylarında saat 09:00 ile 19:30 arasında, kış aylarında ise 08:30 ile 17:00 arasında haftanın her günü ulaşım sağlayabilirsiniz. Giriş ücreti 20 Türk Lirası olan kaleye Müze Kart ile yılda iki kez, Müze Kart + ile sınırsız giriş yapabilirsiniz.

  • DAMLATAŞ MAĞARASI

Her Türkiye vatandaşının birkaçının ismini bilse de tam olarak coğrafyamızda nerede olduğunu bilmediği, ülkemizin saklı cennetlerinden biri sayılabilecek Damlataş Mağarası Alanya’nın en önemli turizm ayaklarından biridir. Ülkemizin ilk turizme açılan mağaralarından biri olma özelliği bir yana aynı zamanda doktor kontrolünde astım gibi solunum hastalıklarına iyi geldiği de eklenmesi ile ilçede bulunan en önemli noktalardan biridir. Adını sarkıtlarından damla damla akan su taneciklerinden alan Damlataş Mağarası’nın havası yaz kış değişmez ve stabil’dir. Mağaranın sıcaklığı sadece 22 santigrat derecedir.

Damlataş Mağarası’na turizm amaçlı uğrayan yetişkin ziyaretçiler için 2019 yılı itibari ile 6 Türk Lirası öderken, öğrenciler 3 Türk Lirası ödemektedirler. Tabii ki bir ayrıcalık olarak devlet tarafından Damlataş Mağarası’na tedavi amaçlı gelecek olan vatandaşlar için ücret 0.30 kuruş gibi bir miktar ile tescillenmiştir. Bu ücrete müze kart geçerli değildir.

  • DAMLATAŞ PLAJI

Damlataş Mağarası ve Alanya Kale’sinin hemen yanında bulunan ve geniş bir kumsala sahip olan Damlataş Plajında denize girebilir ve tatilinizin keyfini çıkartabilirsiniz. Damlataş Plajının suyu oldukça temiz, kumu ise incedir.

Çarşı Mahallesi, Damlataş Caddesinde tatilinize uygun ve Damlataş Plajının hemen arkasınad bulunan otellerden yararlanabilirsiniz.

  • DİM MAĞARASI VE DİM ÇAYI.

Türkiye’nin ikinci en büyük mağarası olan Dim Mağarası ve Toros Dağları’nın bitişiğinde bulunan Dim Çayı, Alanya’nın en kilit noktalarından biridir. Alanya’nın Dim Mağarasına ulaşmak için Kestel beldesine doğru yol almak gerekir. İçerisinde sarkıt halinde birçok kaya bulunduran Dim Mağarası görülmeye değer iken mağaranın dip kısmında ise küçük bir göl vardır. Bu göle Dim Mağarasında ki yamaçtan yürünerek ziyaret edilebilir.

Dim Mağarasına yaz aylarında sat 09:00 ve 18:30 arasında ziyaret edebilir, kış aylarında ise 09:00 ve 16:30 arasında ziyaret edebilirsiniz. Tam ücret 25 TL, çocuklar için ise 10 TL’dir.

Dim Çayı tesisi ise size rafting ve kayaking fırsatları sunarken, aynı zamanda suya dalma fırsatınızda bulunmakta. Bu tesiste giriş ücreti bulunmamaktadır ancak saat 08:00’da açılır ve 23:00’da kapatılır. Bu tesise haftanın yedi günü ulaşım serbesttir. Damak tadına uygun çeşitli lokantalar ve et ürünleri bulunur.

Alanya öyle ya da böyle, yaz mevsimi ve kış mevsimi ile her şekilde gönülleri fethedebilir. Bu kültür ve turizm bakanlığı tarafından ele alınmış ve restore edilmiş doğal güzellikler dışında Alanya Aquapark’ı, Kurşunluk Seyir Tepesi Restorantını, Alanya Telefrik’i, Alanya Lunapark’ı, Alanya gece hayatını denemeniz gerekir. Yaz ayları için konuklarına oldukça fazla imkan sağlayan Alanya, yerli halkı için ise kışın ölen turizm havası ile tatlı cafeleri, kendine has mekanları ve sahile çıkan sokakları ile yaşamınıza temiz bir soluk katacak bir ilçe. Yazları sıcak ve kurak iklimi ile kışları serin ve yağmurlu iklimi Alanya’yı her zaman ülkemizin vatandaşlarının rotalarından biri haline getirecektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir