Akrep sokmalarında bunlara dikkat!

bu yazı yeniakit.com.tr,acilci.net sitelerinden alınmıştır.

Bilinenin aksine akreplerin birçoğu oldukça zararsızdır. 1500 kadar türü bulunan bu canlıların sadece 30 kadarı tehlikeli olarak kabul edilmektedir.

Akrep sokmalarında bunlara dikkat!

Akrep sokmalarında görülen belirtiler nelerdir?

– Sokulan yerde acı, karıncalanma, şişlik ve uyuşma

Kas seğirmesi

– İstem dışı hareketler

– Anlamsız konuşmak

– Terleme

– Huzursuzluk

– Hızlı nefes alma

– Yüksek tansiyon

– Kalp hızı artışı

– Halsizlik

– Solunum güçlüğü

– Kusma

– Şiddetli baş ağrısı

Akrep sokmasının şiddeti nedir?

Akrep sokmalarının şiddeti canlının boyuna, yaşına, cinsiyetine, saldırganlığına, mevsime, kişinin alerji hassasiyetine ve sokulan bölgenin hayati organlara yakınlığına göre değişmektedir. Özellikle kalp-solunum rahatsızlıkları olan insanlar, akrep sokmalarından daha fazla etkilenmektedir.

Türkiye’de akrep sokmaları nerelerde görülür?

Türkiye’de akrepler yaygın olarak Güneydoğu yörelerinde görülmektedir.

Akrepler neden sokar?

Akrepler sanılanın aksine tehdit altında olduğunu hissetmedikçe saldırmaz.

 

Akrep sokması nasıl tedavi edilir?

Genellikle akrep sokmalarında tıbbi tedaviye ihtiyaç yoktur. Ancak belirtiler şiddetli ise, bir hastanede muayene olmak gerekebilir.

Akrep sokmalarında ilk yardım nasıl yapılmalı?

Akrebin soktuğu bölge bol su ile temizlenmeli

– Kazazede’nin kalp ve solunum fonksiyonları takip edilmeli

– Yaralı bölgeye soğuk su veya buz uygulanmalı

– Kazazede acilen en yakın hastaneye götürülmeli

– Zehir gözlere temas edecek olursa, bol su veya süt gibi bir sıvı ile yıkanmalı

– Akrep tarafından sokulan yere turnike uygulanarak zehirin kana ve lenfe yayılması önlenmeli (Turnike aralıklarla açılarak 3-4 saat sürdürülmeli)

– Kazazede kesinlikle hareket ettirilmemeli

Akrep sokmalarından nasıl korunulur?

Akrep saldırılarından korunmak için öncelikle oturulan yerdeki yığın, döküntü ve bitkilerden kurtulmak gerekir. Öte yandan ultraviyole ışık altında tüm akrepler yeşil renkte parlamaktadır. Bu sebeple akreplerin bulunduğu bölgelerde gece yürürken, kişinin yanında bir lamba taşıması gereklidir. Diğer önlemler ise şunlardır:

Akrep olan bölgelerde kesinlikle çıplak ayakla dolaşılmamalı

– Akreplere çıplak elle dokunulmamalı,

– Açık havada veya kamp alanında bulunurken kesinlikle doğrudan zeminle temas edilmemeli

– Arazi üzerinde bulunan taş ve kütük gibi cisimler kaldırılırken dikaktli olunmalı

– Yaşanılan bölgede bulunan akrepler hakkında bilgi sahibi olunmalı

Akrep sokmalarında bunlara dikkat!

Akrep tarafından sokulan yer kesinlikle emilmemeli, kesilmemeli ve çeşitli merhemeler sürülmemelidir.

– Sokelan yere kesinlşikle alkol uygulanmamalı

– Örümcek veya yılan panzehirleri kullanılmamalı

– Morfin benzeri acıyı azaltacak ilaçlar kullanılmamalı

 

Akrep Sokması

Akrep sokması vakalarına acil servislerde sıklıkla rastlanmaktadır. Genel olarak bakıldığında nadiren ciddi toksisite yaratsa da, özellikle kardiyak tutulum açısından önem arzeden durumlara sebebiyet verebilir. Nadiren de olsa mortaliteye yol açabilir. Ölümler genelde 6 yaş altında görülmektedir.

Akrep sokması nedeniyle acil servise başvuran hastalar lokal ve sistemik bulgular yönünden ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir. Lokal olarak ısırılan bölgede ağrı, yanma, sık olmasa da parestezi hissine neden olabilir. En sık rastlanan semptom genelde ağrıdır. Lokal olarak ısırılan yerde ve çevresinde olabileceği gibi şiddetli vakalarda ekstremite dışına taşan, tüm vucuda yayılabilen bir ağrı sözkonusudur. Ağrı çoğu zaman birkaç saat içinde en üst seviyeye ulaşır, nadiren 24-48 saat devam edebilir. Hastanın sistemik bulgular yönünden ayrıntılı takip edilmesi önemlidir. Çünkü akrep venomu katekolamin fırtınası sonucu ciddi kardiyak tutuluma yol açabilir.

Akrep sokmalarında en korkulan komplikasyonlara neden olan toksinin özelliklerine baktığımızda;
Venomun sempatik ve parasempatik sinir uçlarında tekrarlayan depolarizasyonlar sonucu katekolamin ve asetilkolin salınımını arttırdığı bilinmektedir. Genelde rastlanan tablo katekolamin salınımının artışına bağlı otonom fırtına bulgularıdır. Aynı zamanda Na kanal blokajı yapar. Artmış katekolamin seviyesi vazokonstrüksiyon sonucu hipertansiyon, terleme, titreme, göğüs ağrısı, nöbet gibi semptomların ortaya çıkmasına neden olur. Bunlara ikincil hastalarda, miyokart enfarktüsü, pulmoner ödem, tekrarlayan nöbetler, kardiyojenik şok gelişip mortalite ile sonuçlanabilir. Literatürde akrep sokmalarına bağlı dilate kardiyomiyopati gelişen hasta serileri bildirilmiştir.

Yönetim

Acil servise akrep sokması nedeniyle başvuran tüm hastalarda evreleme yapılmalı, buna göre tedaviye karar verilmelidir.

EVRELEME

  • Evre 1: Isırılan bölgede hafif ağrı sistemik bulgu yok
  • Evre 2: Ağrının çok şiddetli olması ve ısırılan ekstremitenin dışına taşması, dokunmakla şiddetli ağrı hissedilmesi(Pozitif TAP testi)
  • Evre 3:Somatik nöromüsküler bulgular, ekstremitede jerkler, istemsiz titreme, kranial sinir tutulumu (bulanık görme, göz hareketlerinde bozukluk, salivasyon, fasikülasyon, yutma güçlüğü). *Bizim bölgemizde görülen türlerde hipertansiyon, terleme, titreme, göğüs ağrısı gibi bulgular daha ön plandadır.
  • Evre 4: Somatik ve nöromüsküler bulgular *MI, pulmoner ödem, konvülziyon, şok vb. bulguların olması

*Çoğu klasik toksikoloji kaynağında Amerika ve Meksika’daki türlere ve zehirlenmelere yönelik evreleme yapılmış olup bizim bölgedeki akrep türlerinin yaratabileceği klinik durumlar tabloya eklenmiştir.

Tedavi

Sonuç olarak Evre 1’de hastaya antivenom uygulanmaz. Fakat Evre 2 de bir vial, evre 2-3 te 1-2 vial uygulanabilir.  Tüm hastalar acil gözlemde 6 saat takip edilmeli, sistemik bulgusu olan hastaların yatışı yapılmalıdır. Hastalar kardiyak yönden mutlak değerlendirilmeli, EKG çekilmeli, kardiyak enzimlere bakılmalıdır. Literatürde ölümlerin çoğu 6 yaş altında görüldüğü için 6 yaşın altındaki tüm akrep sokmalarına antivenom uygulaması önerilmektedir. 65 yaş üstü hastalarda komorbit durumlar nedeniyle zehirlenme kliniği daha şiddetli olabilmektedir.

Hipertansiyon, taşikardi, titreme, yoğun terleme gibi sempatomimetik bulguları ön planda olan hastalara Prozosin şiddetle tavsiye edilmektedir. Alfa reseptörlerin stimülasyonunun akciğer ödeminin gelişiminde önemli rol oynadığı, prozosinin postsinaptik alfa reseptörleri bloke ederek pulmoner ödeme gidişi engellediği ifade edilmiştir. Çocuklara 250 mikogram, yetişkinlere 500 mikogram önerilmekte klinik bulgulara göre tekrarına karar verilmelidir. Pulmoner ödemi olan hastalarda inotropik ajanların faydası tartışmalı olsa da dobutamin çoğu kaynakta önerilmektedir. Bu hastaların NIMV ve IMV yönünden değerlendirilmesi için arteriyel kan gazı takibi yapılmalıdır. Taşiaritmi ve ileti bozukluğu gelişen hastalarda, uygun antiaritmik tedavi seçilmeli, otonom fırtınayı ağırlaştıracağı için Beta Blokerlerden kaçınılmalıdır. Konvülziyonlar için Diazepam, midazolam önerilen ilaçlardandır.
Bunların dışında hastayı ve doktoru en çok rahatsız eden semptom ağrı olup, ağrısının şiddetine göre analjeziklerin seçimi yapılmalıdır. Bazı çalışmalarda sadece ağrısı olan, sistemik bulgusu olmayan hastalara analjezik tedavisiyle beraber topikal lidokainli kremler önerilmiştir.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir