ANGEL-A

MUCİZELERE İNANIR MISINIZ? İNANMANIZ İÇİN SEBEPLERİM VAR!

Hayat çok garip; Bütün felaketler ”tamam, bu sefer oldu. Her şey olabildiğince yolunda” cümlesinden sonra geliyor.. Peki bütün bunların sorumlusu biz miyiz? Ya da gerçekten bütün yaygın kötü enerjiyi üzerimize çektiğimiz için olaylar bizim isteğimiz dışında mı gerçekleşiyor? Tüm bu soruların cevabı yok fakat çözümü var.

        En yalnız, en çaresiz hissettiğimiz zamanlarda hepimizin aklından tek bir şey geçer; ”Bir mucize olsun”. Her şey o kadar üstümüze gelmiştir ki günlerce bir yerlerde saklanıp kötü günler geçene kadar beklemek isteriz, bekleriz. İçimiz içimize sığmaz bir umut ışığı beklentisine gireriz. Mucizeyi düşlemesi bile güzeldir; Bir kaç dakikalığına da olsa güzel şeylerin olabileceği düşüncesi gündelik koşuşturmadan biraz olsun uzaklaştırabilir. Deniz kokusunu tüm nefesimizle içimize çekmek gibi bir his..

Bilmeliyiz ki güzel şeylere onlara inanarak sahip oluruz.. Aslında bizim için ufak beklentilerimiz, inancımızın sağlanması için büyük bir merdiven basamağıdır..

UFAK BEKLENTİLER İÇİN: ANGEL-A

Leon: The Professional filmininin senaristliğini ve yönetmenliğini üstlenmiş Luc Besson’un yönetmenliğini yaptığı bu film, 2005, Fransa yapımı olup, sizi ufak beklentilere sokacak, kötü gün dostunuz bir dram-romantik filmdir. Bazı hikayelerin sonu mutlu bitsin isteriz, izleyince bize kendimizi iyi hissettirsin isteriz ya da filmden çıkarttığımız güzel bir ders bile bizim için yeterli olur. Bu film bunu içtenlikle karşılıyor..Filmde akışın siyah-beyaz olarak ilerlemesini çok seveceksiniz! Ben ilk izlediğimde ”Yahu Paris ne de güzel şehir” demiştim.. Paris’in en çıplak, en romantik halini her sahnesinde hissedebilirsiniz.. Defalarca izlediğim, her seferinde de kendimi iyi hissettiğim tatlı, yumuşacık bir yapım. 

Jamel Debbouze ve Rie Rasmussen

Bu ikiliyi belki de bir arada görebileceğiniz tek film olabilir.. Karakter analizine gidildiğinde işin içinden çıkılmıyor.. Fakat filmi de bu karmaşıklık izlettiriyor zaten.Çok başarılı bir komedi oyuncusu olan Jamel Debbouze bu sefer biraz sorgulayıcı bir karakterde karşımıza çıkıyor. Bana rol arkadaşı Rie Rasmussen ile girdiği ikili sohbetler gerçek hayattan birkaç şey anımsattı. Bu küçük adamla büyük kadın size çok şey hatırlatacak.. Küçük adam-büyük kadın diye betimlemiyorum.. Gerçekten de öyle bir ikili olmuşlar. Rie Rasmussen’in bacak boyuna bir süre şaşırıp, filmi durdurup acaba boyu kaç diye internetten aratabilirsiniz.. sizin için söyleyeyim.. 1.79 metre boyu var. Bu şekilde bakıldığında çok uzun gelmiyor sonrasında Jamel Debbouze boyuna baktığımızda 1.65 m boyu ile ikisi arasındaki uçurumun sebebini anlıyoruz. İçinde bulundukları durumlar, zıt karakterler, tezat yapıda fiziksel özellikler bu ikiliyi bize oldukça sevdiriyor. 

 

     

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir