Bize Her Yer Rize Değil, Her Yer Rize Kadar Güzel Değil-Hayallerin Şehri Eskişehir

Bize Her Yer Rize Değil, Her Yer Rize Kadar Güzel Değil

Karadeniz’in birçok yerine gitmeme rağmen beni en çok etkileyen ili Rize olmuştur. Daha ilk şehre girdinizde şu yazıyla ilginizi çekmeyi başarıyor ‘bize her yer Rize değil, her yer Rize kadar güzel değil’ gerçekten de bu sözün hakkını vermek gerekiyor. Mavi ile yeşilin buluştuğu her ilçesinin ayrı bir güzelliği olduğu yerdir Rize

Ben ilk olarak Ardeşen ilçesine gittim o eşsiz güzelliği ve çılgın akan suyuyla fırtına vadisi bizi karşıladı. Burada derenin kenarın da güzel bir kahvaltı yaptık. Derenin sesi o kadar güzel geliyor ki insanın oradan hiç kalkası gelmiyor. Fırtına deresinin güzelliği bu kadar da kalmıyor tabi ki de yapılacak alternatifler var. Fırtına vadisine gidip de sakın rafting yapmadan dönmeyin tabi yine Karadeniz usulü zipline var  Lazlar bura da yine kendi deyimleriyle ‘kaz uçarda Laz uçmazmı’ demişler ve fırtına deresi üzerine zipline koymuşlar derenin o huzur veren sesi eşliğin de bir de fırtınaya tepeden bakma fırsatı buluyorsunuz tabi bu çılgınlık sevenler için yok ben o tür şeyleri yapamam derseniz de dere kenarında ki restoranlarda alabalık yenilebilir oradaki yerli insanlar eşliğin de horon oynayabilirsiniz. Ama siz yine de rafting ve zipline deneyin pişman olmazsınız. Fırtına vadisini geri de bırakıp biraz daha ilerlediğiniz de trafik olmaz ise 15 saniye olursa 30 saniyede bitirebileceğimiz Çamlıhemşin karşılıyor bizi evet bu ilçe çok küçük ama görsel olarak ahşap evlerin bulunduğu şirin bir kasaba havası var.

Çamlıhemşinin çıkışına geldiğinizde yol sol ve sağ tarafa ayrılmakta sağ tarafı seçerseniz şenyuva solu şeçerseniz ünlü ayder yaylasına çıkarsınız ben ilk olarak ayder yaylasını tercih ettim. Ayder yaylasında kesinlikle bir gün konaklamanızı öneririm  burada ahşap evlerde kalıyorsunuz ve direk pencereleri yeşillik ve dere manzaralı burada alternatif olarak akşamları horon geceleri oluyor tulumun o eşşiz sesiyle horon tepiyorsunuz ‘bu arada horon tepilmez oynanır’horon tepelim derseniz yöre halkından tepki alıyorsunuz benden söylemesiJ

Ayder yaylasını da bitirdiğimize göre yolun sağ tarafına gitmelisiniz ki şenyuva köyüne ulaşalım burda ‘sevdaluk dizisinin de çekildiği adalet hanımın pansiyonunu ziyaret edip fotoğraf çektirebilirsiniz, taş köprü üzerinden dereyi seyretmekte ayrı bir keyif doğrusu…  çinçiva kahvesin de mutlaka bir çay içip oradaki yöre insanı ile sohbet edin çünkü sonrasında sizi zorlu bir yolculuk beklemekte biraz ileride sola doğru bir yol gitmekte bu yol pokut yaylasına çıkmakta bence ölmeden önce her insanın görmesi gereken bir yayla yaklaşık 2 saat sonra yollardan dolayı böbrek taşı düşüre düşüre J yaylaya ulaşıyorsunuz  ilk girdiğiniz anda nutkunuz tutuluyor o görsellik karşınızda burası gerçek olamayacak kadar güzel bir yer cennetin kapıları açıldı sanıyorsunuz. Kısa süreli şoku atlattıktan sonra yayla evlerinin o eşsiz manzarasını seyredip hayal dünyasına dalabilir ya da benim gibi sevdiğiniz bir yazarın şiirlerini okuyabilirsiniz. Sonra buraya 1,5 km uzaklıkda ki sal yaylasına mutlaka ziyaret edin gittiğiniz yolda bol bol böğürtlen ve dağ çileği yiyebilirsiniz sal yaylasında kaçkar dağların o eşsiz güzelliğini izleyebilirsiniz burada şansınız var ise bulut olursa bulut denizi ile karşılaşabilirsiniz ama bizim gittiğimizde yoktu L burada pokuta geri dönerek gün batımı kesinlikle kaçırmayın derim en tepe de güneşin batışını izlemek ve bol bol fotoğraf çekmenizi tavsiye ediyorum. Tabi pokuta gidilirde mıhlama yenmez mi? kaldığınız dağ evinin bahçesine çıkın mıhlama ve çay keyfi yapın doyamadığım ve bir daha gideceğim pokuta veda ederek tekrar şenyuvaya dönüyorsunuz buradan zil kaleyi ziyaret edip çok güzel manzaralı fotoğraflar çekiyorsunuz ve doğaya doyuyorsunuz buradan polavit şelalesine gidip şelalenin karşısın da mutlaka bir fotoğraf alın bitti mi? Tabiki bitmedi GİTO yaylası burayı ziyaret etmeden dönüş yapmayın gito yaylasına gittiğinizde sanki alp dağlarına gitmişsiniz de milka ineklerini görmüşsünüz hissi veriyor. Burada mutlaka salıncağa binin ve uçuruma doğru sallanın inekleri sevin kaçkar dağlarının temiz havasını içinize çekin

Rize anlatılacak yer değil gezip görülecek bir yer atmosferi içten insanları doğası havası manzarası ile gidipte pişman olmayacağımız bir yerdir.

HAYALLERİN ŞEHRİ ESKİŞEHİR..

Eskişehir hem modern hem de tarihi bir kent olarak gezip görülmesi hatta üniversite tercihi yapacaksanız mutlaka tercihiniz arasında olması gereken bir yer

Eskişehir de iki gün kaldım tadı damağımda kaldı diyebilirim. Hem tarihi yapıları hem de modern yapısı ile insanı içine çeken burada yaşanır hissi verebiliyor üniversiteden önce gitmiş olsaydım kesinlikle orayı tercih eder ve orada kalırdım. Peki, Eskişehir de ne yapılır? Neler yapılmaz ki! O zaman başlayalım 

İlk durağınız kesinlikle tarihi odun pazarı olmalı eski evlerin muazzam sokaklarını mutlaka ama mutlaka fotoğraflayın, Osmanlı havası veren evler gezdikçe eskileri size yaşatıyor.

Tarihi odun pazarın da ne yapılır? Tarihi odun pazarı evleri, Eskişehir balmumu müzesi, atlı han el sanatları çarşısı, lüle taşı müzesi,  çağdaş cam sanatları müzesi gezilebilir.

Burada beni en çok ama en çok etkileyen balmumu müzesi olmuştu etkilenme sebebim, bal mumu müzesinin insanı çocukluğuna götürmesidir. Birçok ünlü kişinin balmumu var ve sanki onlar gerçekmiş de muhabbet ediyormuşsunuz gibi vakit geçiriyorsunuz her balmumu ayrı bir keyif veriyor. Sonra eğer benim gibi takıyı çok seviyorsanız sıra sıra dizili olan dükkanlara uğrayın ve Eskişehir’in ünlü taşı olan lüle taşından yapılan takılardan alın derim, cam müzesini gözünüzü sanat yönünden doyurmak için gezebilirsiniz. Atlı han el sanatları çarşısında ahşaptan yapılmış eserlere tanık olacaksanız ve bir sürü görmediğiniz odunlarla oyulmuş eserlere şahit olacaksız. Bir süre odun pazarı etkisinden kurtulamayacaksınız ama merak etmeyin daha gezmeniz gereken çok yer var J

Odun pazarından sora ikinci durağınız şelale park olsun Eskişehir’e tepeden bakma fırsatı yakalayacağınız. bir yer  düşününEskişehir ayağınızın altında manzara görülmeye değer, Eskişehir’e gidilirde porsuk çayına uğranmaz mı? Tabiki de uğranır porsuk çayın da mutlaka kayığa binin ve o güzel huzurun tadını çıkarın çok keyifli ve eğlenceli bir kayık gezisi olacak J

Eskişehir’i Eskişehir yapan bir diğer yer ise Saz ova bilim sanat ve kültür parkı saz ovada uzun bir yol hayal edin yolun sağ tarafı masal şatosu ve korsan gemisi,  yolun sol tarafında ise uzay evi var. Size tavsiyem buraya erken bir saatte gidin bütün gününüzü burada eğlenerek geçirin ben öncelikle masal şatosuna gittim burada kendinizi masallarda gibi hissediyorsunuz kendinizi kocaman arazide maceraya atılmış da şatoya yolculunuz başlamış gibi geliyor insana ve bu masalda keyifli bir zaman geçiriyorunuz. Şatonun bahçesinde küçük mantar evleri,  ağaç gövdelerinden salıncaklar yapılmış, onların tadına vardıktan sonra masal şatonun içine girip burada masal kahramanları ile keyifli zaman geçirebilirsiniz. Sonra yapay göl etrafında bir tur atın temiz havayı içinize çekin..

Korsan gemisinin içini gedikten sonra yolun  sol tarafında kalan uzay evinde bolca eğlenin uzay evinde bire bir icatlarla tanışıp onları kullanma şansınız oluyor zamanda yolculuk gibi..

Sonraki durağınız kent park olmalı(ilk yapay plaj) (yapay plajın kurulduğu dalgaların bile hesaplandığı bir yer )o kadar gezdim dinlenmek benim de hakkım derseniz burası tam size göre kent parkta havuzun pardon denizin keyfini çıkarın J

Bu arada o kadar gezeceksiniz çiğ böreğin ve etinin tadına bakmadan gelmeyin..,

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir