EN İYİ İSPANYOL DİZİLERİ

Netflix, tüm sektörü sallamaya devam ediyor. Son zamanlarda ise konusuna göre değil de dil farklılığı açısından sunduğu dizilerle ön plana çıkıyor diyebiliriz. Özellikle Narcos ve La Casa de Papel, çoğu insanın içindeki İspanyolca aşkını ortaya çıkarmakta çok başarılı oldu. Bu iki diziyi -özellikle dil açısından- sevmiş olanlar için, alternatif 5 Netflix dizisiyle karşınızdayım. 

1. EL CHAPO

En çok aranan uyuşturucu çetesi liderlerinden biri olan El Chapo lakaplı Joaquin Guzman’ın hayatını anlatan, Netflix ve Univision ortak yapımı El Chapo, kısa sürede beğenilerek kendi kitlesini oluşturmayı başardı. Konu açısından, Narcos sevenlerin izlerken sıkılmayacağını dizi, meraklısı için Netflix’te 3 sezonuyla izleyicisini bekliyor.

2. Las Chicas del Cable

Bir diğer önerimiz 1920’li yılların Madrid’ine götürüyor bizi. Ulusal telefon şirketinin operatör olarak işe aldığı, birbirinden hem kültür hem de kişilik olarak çok farklı dört kadının hayatını anlatan Las Chicas del Cable, 4. sezon onayını aldığını geçtiğimiz günlerde duyurdu. Aşk, arkadaşlık, iş, statü ve daha başka birçok konuya değinmesinin yanı sıra, dönem toplumunun kadınlara bakış açısı ve kadınların yaşadığı zorluklar açısından bir dramdan daha fazlasını sunduğu kesin.

3. Élite

Geçtiğimiz Ekim ayında ilk sezonu yayımlanan ve üstünden bir ay bile geçmeden ikinci sezon onayını almış bir başka İspanyol dizisi olan Élite, oyuncu seçimi açısından ilk bakışta La Casa de Papel seyircisinin ilgisini çekiyor. İspanya’nın en seçkin okullarından Las Encinas’a, işçi sınıfından 3 öğrenci gelir. Sosyal ve sınıfsal farklılıklar, kargaşalar, aşklar derken bir cinayet işlenir. Flashback ve flashforward tekniklerini başarılı bir şekilde kullanmış olan dizi, sınıfsal farklılığı alt metin alarak, basit bir gençlik dizisi olmaktan sıyrılmayı başarıyor.

4. Ingobernable

Meksika başkanının eşi Emilia inançlı ve idealist bir kadındır. Bir gün, sisteme ve başkana güvenemeyeceğini anlar ve gerçekleri ortaya çıkarmak için elinden gelen her şeyi yapmaya başlar. Ingobernable, adını çok fazla duyuramamış da olsa, 2 sezonluk bir macera sunuyor. Ayrıca, güçlü bir kadın figürü olarak yaratılan Emilia’ya hayat veren Kate del Castillo, mükemmel bir performans ortaya koyuyor.

5. La Casa de las Flores

Listemizin son dizisi olan La Casa de las Flores, Meksika’nın en saygın ailelerinden biri olan De La Mora ailesinin yaşantısını merkezine alıyor. Diziye ismini de veren La Casa de las Flores adında bir çiçek dükkanını uzun yıllardır işleten bu aile, dışarıdan göründüğü kadar mükemmel mi acaba? Halının altına süpürülmüş sorunlar ve saklanmış sırların ortaya çıkmasıyla, işler hiç olmadığı kadar değişiyor. Daha 1. sezonu yayımlanmış olan dizinin, 2. ve 3. sezon onayını aldığını belirtelim. Bunun dışında, her bölüme farklı bir çiçek ismi verilmiş olması da çok ince bir detay olarak dikkat çekiyor.

Dear White People

Dear White People

Hiçbir yer sandığımız kadar eşitlikçi, özgür değil! Netflix‘in yeni dizisi Dear White People Amerika’nın en iyi üniversitelerinden birinde okuyan öğrencilerin sorunlarına, gündelik yaşamın yüzeyselliğine, kimlik bunalımlarına; bilhassa hâlâ süren ırklar arası eşitsizliğe ve devam eden mücadeleye değiniyor.

Neden İzlenmeli?

Aslen film olan bu yapımı Netflix diziye uyarlayacağını açıkladığında binlerce beyaz Amerikalı boykota girişmiş ve yaşananlarla ortalığı epey karıştırmıştı. Bu kadar beyaz Amerikalıyı boykota sürekleyen bir diziyi kaçırmak olur mu hiç…

4. Cable Girls (Las Chicas Del Cable)

Cable Girls (Las Chicas Del Cable)

İspanyol yapımı olan Cable Girls 1920’lerde geçen bir dönem hikâyesi. Dört farklı kadın üzerine yoğunlaşan dizide ilk telekomünikasyon şirketinde operatör olarak çalışan kadınların hayatlarının değişimine tanık olacağız. İşleriyle beraber yükselen yaşam standartları, İspanya‘nın kalbi Madrid’de yaşamın nasıl olduğu, dostluk arkadaşlık, hüzün ve yer yer hayal kırıklığı… Kısacası bir yaşamın içinde olabilecek her şey tüm gerçekliğiyle bu dizide mevcut!

Neden İzlenmeli?

Başta bir dönem dizisinde olması gereken her şeyi tüm başarısıyla sunduğu için izlenmeyi hak eden bir yapım Cable Girls. Telekomünikasyonun gelişimi, yaşam standartlarının artışı ve bugün sahip olduğumuz her şeyin nasıl katlanarak bugünlere geldiğini çok başarılı şekilde ele alıyor. Tüm bunların yanında melodik bir keyif yaşatan İspanyolca ile 1920’lerin Madrid’inde bir tura ne dersiniz?

5. Downward Dog

Downward Dog

En sadık dostlarımız olan köpekler zor zamanda yanınızda olmak dışında bir de sizi mutlu etmeye çalışsa nasıl olurdu? Downward Dog adeta bu soruya yanıt olabilecek bir komedi dizisi. Hayatının pek de iyi gitmeyen bir dönemini yaşayan Nan’in bu zor zamanlarda bilge bir omuza ihtiyacı var. Konuşabilme yeteneğine sahip bilge dostu köpek Martin ise ona bu omuzu vermek için elinden geleni yapmaya hazır.

Neden İzlenmeli?

Bilhassa son yıllarda hepimizi birkaç kere yoklamış “Kedim veya köpeğim benimle konuşabilseydi nasıl olurdu, ne hissederdim?” hayalinin komediyle buluşması yüzünüzde oluşturacak tebessüm ve kalbinize dokunduracak sıcaklık için bile bir göz atılmayı hak ediyor.

6. I Love Dick

I Love Dick

Bu yıl kitaplardan uyarlanan bir diğer diziyse Chris Kraus’un 1977’de yayınlanan aynı isimli romanından yola çıkan I Love Dick! Akademi ve profesörler biz farkında olmadan hayatımızın içine nasıl sızıyor bir görelim: Evliliklerinde sorunları üst üste gelen Chris ve Sylvere’ın karizma konusunda dağları tepeleri aşmış profesör Dick’e olan takıntılarını ve bu takıntı çevresinde gelişenlerden bahsediyor.

Neden İzlenmeli?

Kitaba olan sadakatiyle uyarlama konusundaki başarısı takdire şayan olan I Love Dick, uzun yıllardır izlediğimiz dizilerden bir hayli farklılığıyla dikkat çekiyor. Karizmatik profesör demişken Dick’i canlandıran karizma Kevin Bacon… Tercihi size bırakıyoruz yani!

7. Jamestown

Jamestown

Yine bir dönem hikâyesi olan Jamestown, 1607’de İngilizlerin Yeni Dünya’da kurduğu yeni bir topluluğa 12 yıl sonra, yani 1619’da kadınların da ulaşmasıyla başlar. İngiltere‘den gelen kadınların arasında, ülkenin en maceracı ruhuna sahip 3 kadın da bulunur. Geçmişi geçmişte bırakan bu kadınlar şimdi hayallerini gerçekleştirmek için birlik olup kolları sıvayacak…

Neden İzlenmeli?

Erkek hikâyelerinden sıkılıp biraz da kadınların kahraman olduğu hikâyeleri görmek istiyorsanız Jamestown tam da aradığınız dizi!

8. White Gold

White Gold

Sex & Drugs & Rock & Roll tarzı bir dönem dizisi olsa ne iyi gider diyorsanız BBC’nin yeni dizisi White Gold burada! 1983’de geçen dizi karizmatik ve bir o kadar da fırlama olan pazarlamacı ekibinin sorumlusu Vincent’ın gözünü yükseklere dikmesiyle başlıyor. Özgüveniniz tavan, yakışıklılığınız dillere destan, eh bir de zekiyseniz daha fazlasını elde etmek için oyunun kurallarını biraz bozmak isterseniz. Bakalım seks, para, ihanet ve uyuşturucuların getirdiği tehlikelerden geçen Vincent bu oyunu ne kadar değiştirecek…

Neden İzlenmeli?

White Gold konusuyla başlı başına merak uyandırmasıyla beraber Vincent başrolüne Ed Westwick hayat veriyor! Söyleyecek başka ne kaldı ki?

The Handmaid’s Tale

The Handmaid's Tale

Bu yıl adeta edebiyatın ekrana taşınma yıllarından biri! Kitaptan uyarlanan diğer bir diziyse Margaret Atwood’un aynı adlı distopik eserinden uyarlanan The Handmaid’s Tale! Bu distopik dünyada iç savaş sonrasında hükümet düşürülüyor ve her şey erkek egemen totaliter bir toplumda yaşanmaya başlıyor. Doğurganlık seviyesi çok düşük olan bu toplumda artık kadının adı yok! Düşüncesi, benliği, arzusu, tutkusu ona dair hiçbir şey yok yalnızca rahmi var. Artık yalnızca savaş ve üreme var.

Neden İzlenmeli?

Bu yıl American Gods‘tan daha çok ses getirmiş bir yapım varsa o kesinlikle The Handmaid’s Tale. İçinize işleyen distopik anlatımıyla, Elizabeth Moss’un ekrana kilitleyen oyunculuğu ve muazzam sinematografisiyle kaçırdığınıza üzüleceğiniz dizilerden biri olmaya aday.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir