Felsefe ve Terapi Etkileri Çin felsefesi

Felsefe ve Terapi

Felsefe nedir?

Bir çok iyi psikolog iyi felsefecidir. İyi felsefeciler de aynı zamanda iyi psikologdurlar. Bu sadece bir tesadüf değilse aradaki ilişki ne olabilir?

Hinduizm ve Budizm, maddi varlıkların geçiciliğini, arzuların sarhoş edici etkilerini ve bağlanmayışın önemini vurgular. Bağlılıklar, ister nefsine, ister başkalarına, ister eşyaya olsun, ıstırapların temel sebebidir.

Çin felsefesi

Çin felsefesinin ana ilkesi her şeyin değiştiği yolundadır. Yaşamın hiç bir aşamasında kalıcı bir hal beklememelisiniz ve değişimin doğasını anlamaya gayret etmelisiniz.

Platon her şeyin özüne ulaşmanın ve anlamanın önemli olduğunu düşünürdü.

Aristo erdemli tercihin aşırı uçların arasındaki mutlu ortam olduğu kanısındaydı.

Hegel’in diyalektik fikri, girişim hedeflerini siyah-beyaz düşünüşün ötesine geçirmeye yarar. Hegel, çatışma halinde bir tez ve antitez sunulması ve ardından bunların bir sentez aracılığıyla uzlaştırılması gerektiğine inanırdı. Sentez, ikisinden de daha iyi bir yere varmak için, her iki bakış açısındaki yanlışları ve doğruları görmeyi gerektirir.

Çin felsefesi, nihayetin başlangıçlar içinde saklı olduğunu öğretir. Şiddetli sağanaklar hızla başlarlar ama uzun da sürmezler.

Taoizm

Taoizm’de insanlarla tanışmak bakımından en iyi zaman çoğu kez hiç çabalamadığınız zamandır. Aramayı bırakın bulursunuz.

Buda’da hayatta yaşadığımız şey hayatta azmettiğimiz şeydir. Gelecekte yaşayacaklarınızı şu anda neye azmettiğinizi dikkate alarak etkileyebilirsiniz. İstediğiniz şeyi değil azmettiğiniz şeyi elde edeceksiniz ve gereğinden fazla istediğiniz her şeyi kendinizden uzaklaştıracaksınız.

Stoacılığın merkezi fikri, sadece kimsenin elinizden alamayacağı şeylere değer vermektir. Burada amaç insanın kendi üzerindeki erkini korumaktır. Elinizden alınabilecek bir şeye değer verirseniz, kendinizi onu alabilecek kişinin erki altına koyarsınız.

Hobbes her ilişkiyi, güç mücadelesinin bir biçimi olarak görmekteydi. Uzun sürecek bir ilişki için bir tarafın hakimiyeti değil iki tarafın güçlerinin dengelenmesi gereklidir. Bu şekilde birliktelikten ortaya çıkacak güç de her hangi bir tarafın gücünden daha fazla olacaktır.

Efendi-köle ilişkisi

Efendi-köle ilişkisinde, Hegel, efendinin de köleye, sadece iktisadi bakımdan değil, aynı zamanda duygusal olarak da bağlı olduğunu görmüştü. Bu durum, aslında ilişkide büyük ölçüde köleye güç sağlar. Birinin güçlü olması için bir başkasının güçsüz olması gerekir.

Kısa alıntılardaki amaç, insanlık tarihi boyunca, düşünürlerin insanların güçleri, ilişkileri, duyguları, düşünceleri üzerine kafa yordukları ve bir çok değişik sonuca vardıklarını görmektir.

İnsanların çoğu, olanların neden ve nasıl oldukları konusunda değerli kişisel felsefelere ve derin sezgilere sahiptirler ama bu bilgiyi, sistematik, kesin ve açık olarak ifade edemezler. Bu yüzden de ona uygun olarak davranamazlar.

Tarih boyunca insanlar benzer sıkıntıları yaşamışlar ve birçok değişik çözüm üretmişlerdir. Felsefenin içinde her türlü psikolojik sorunun kaynağı, çıkış yolları değişik şekillerde incelenmiştir.

Tarih

Aynı sorunun, herkes için çözümü de farklıdır. Bu nedenle çözüm başkalarında değil kendimizde saklıdır. Bununla beraber çözüme ulaşabilmek için sorunun özü ve olası çözüm yolları hakkında fikir sahibi olmalıyız. Bu sayede sorunumuz hakkında fikir yürütmek, çıkış yolları üretebilmek mümkün olacaktır.

Bu konularda fikir sahibi olmak, bizi mutsuz eden olaylara farklı açılardan bakabilmemizi sağlayacaktır. Rahatsız eden bir düşünceden artık rahatsız olmamamızı, kendimizle ve ilişkilerimizle barışık olmamızı mümkün kılacaktır. Gücümüzü ve zayıflıklarımızı bilerek davranmamız konusunda yardımcı olacaktır.

Kendimizi ve çevremizi daha iyi tanımanın ötesinde, geleceğe dönük hedeflerimizi, planlarımızı oluştururken, mutluluğa daha çok yaklaşmamızı sağlayacaktır.

Yaşamda çekilen sıkıntılar, eğer bir amaç uğruna çekiliyorsa ve bunlara bir anlam yüklenebiliyorsa katlanılabilir olur. Aksi durumda sıkıntılar psikolojik sorunları doğurur. Bu anlamların yüklenebilmesi, olayların ve yaşamın sağlıklı bir şekilde değerlendirilebilmesi ile mümkün olur.

Felsefe, hasta boyutunda psikolojik sorunu olanlar için fayda sağlamaz, çünkü bu boyutta artık sağlıklı düşünebilme imkanı kalmamıştır. Fakat sağlıklı düşünebilme potansiyeli olan herkes için, sağlıklı düşünebilmek, mutluluk için olması zorunlu bir ön koşuldur.

Sokrat “sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değer değildir” demiştir.

Farkında olmadan zorlaştırırız, kendi hayatımızı; sonra da haksızlık etmemek için dostlarımızınkini. Kendi hayatımızı dertlerimizi çözmeye çalışarak zorlaştırırız. Oysa derdi dert yapan, bizim yarattığımız dert tanımımızdır. Bunu değiştirebiliriz. Bunu kolayca değiştirebiliriz. Zordur, çok zordur, bu kadar kolay olabileceğine inanmak. Ve zorluğun tek sebebi de budur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir