Gaziantep’te Gezilecek En Güzel Yerler Gaziantep’e Gidince Yapılacaklar

Gaziantep’te Gezilecek En Güzel Yerler

Gaziantep sadece bir gastronomi şehri değil, doğal güzellikleri, tarihi yapıları, müzeleri ve antik kentleri ile tam bir turizm cenneti. Gaziantep lezzetlerini tattıktan sonra gezip görmek isteyeceğiniz en güzel yerleri sizin için derledik.

1- Zeugma Mozaik Müzesi

Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, sanat tarihçisi ve arkeologların aynı zamanda tarih ve kültür meraklılarının göz bebeği Türkiye’yi ziyaret etmek için tek başına sebep oluşturabilecek bir zenginliğe sahip. Gerek bina büyüklüğü gerekse sergilenen mozaiklerin kapladığı alan bakımından dünyanın en büyük mozaik müzelerinden birisidir.

2- Şahinbey Milli Mücadele Müzesi

Şahinbey Sınırları içerisinde bulunan Gaziantep Savaş Müzesi, yapılan restorasyon sonrasında, “Şahinbey Milli Mücadele Müzesi” olarak yeniden projelendirilmiştir. Gaziantep’in direniş destanı tüm yönleriyle,  etkili sunum alanları ve bu mücadelenin ruhunu taşıyan destansı bir anlatımla ziyaretçilerle buluşturulmuştur.

Gaziantep’in direniş destanının tüm yönleriyle anlatıldığı müze ziyaretçilerini beklemektedir. Gaziantep Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı zemin katında yer alan Gaziantep Kültür Tarihi Müzesi; öğrencilerine, öğrenim gördükleri kentin kültürünü tanıtmak, öğretmek ve benimsetmek amacıyla oluşturulmuştur.

Mücadele’nin İzleri

Müzede Gaziantep arkeolojisi, orijinal kültür varlıkları ve belgelerle örnekler sunularak kronolojik anlatımla tanıtılmaktadır. Kentin kültür yaşamının bölümler halinde ele alındığı müzede; “Yetiştirdiği Önemli
Şahsiyetler”, Antep Ağzı ve Dil Özellikleri”, Şehrin Hayatında Önemli  Olaylar”, “Aile Hayatı, Günlük Hayat, Özel Günler”, “Çocuk Oyunları ve Oyuncakları”, “Eğlence Hayatı”, “Fotoğrafçılık” ve “Karagöz Oyunculuğu” gibi kesitler yer almaktadır.

Kendi öğrencilerine yönelik faaliyette bulunan “Gaziantep Kültür Tarihi Müzesi “ 25 Aralık 2009 yılında ziyarete açılmıştır. Müzenin teşhir mantalitesi, Gaziantep Şehrinin kültürünü ortaya koymak, burada yaşayalara geçmişi hatırlatmak, unutturmamak ve yabancı ziyaretçilere de Gaziantep’i tanıtmaktır.

Müzede, Gaziantep şehri esas alınarak, bu şehrin ortaya çıktığı 12. yüzyıldan itibaren günümüze kadar geçirdiği kültür evrelerinden gelen ve yaşam tarzını, el sanatlarını, ev sanatlarını ve gündelik hayatını yansıtan somut kültür varlıklarının sergilendiği koleksiyonlar yer almaktadır.

Müzenin koleksiyonları arasında Gaziantep ve çevresinden toplanarak bağışlanmış olan fosiller de önemli bir yer tutmaktadır. Müzede ayrıca bir Laboratuar/Atolye bölümü yer almakta ve Arkeoloji Bölümü öğrencilerinin Müzeoloji dersleri için iyi bir pratik uygulama alanı oluşturmaktadır.

3- Rumkale

Rumkale, Fırat Nehri ile Merzimen Çayı’nın birleştiği, yüksek kayalarla örtülü bir tepe üzerinde. Rumkale bir yarımada üzerinde bulunduğu ve yarımadanın da hendek ile bağlantısı kesildiği için, ulaşım Gaziantep’in Yavuzeli ilçesine 25 km uzaklıktaki kasaba köyünden veya Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinden tekneler ile yapılıyor. Hz. İsa’nın havarilerinden Yohannes’in Rumkale’ye gelip yerleşmesi ve burada Hıristiyanlık dinini yayması nedeniyle Hıristiyanlık tarihinde önemli bir rol oynamaktadır.

4- Gaziantep Kalesi

Türkiye’de ayakta kalabilen kalelerin en güzel örneklerinden birisi olan Gaziantep Kalesi, gerek ihtişamı ve heybetiyle, gerekse bir sır gibi gizlediği tarihiyle şehrin tam merkezindedir. Yaklaşık 25-30 metre yükseklikte bulunan bir tepe üzerinde olan kale, Gaziantep’in nadide yapıları arasındadır.

5- Bakırcılar Çarşısı

Genel olarak Bakırcılar Çarşısı olarak adlandırılan; ancak, birçok el sanatı esnafının üretim yaptığı bir çarşılar kompleksinden oluşan Gaziantep Bakırcılar Çarşısı ahşap kaplamalı dükkanları, taş döşenmiş sokakları ile bizlere başka bir dönemden kesitler sunmaktadır. Tarihi Kentler Birliği’nin “Başarı Ödülüne” layık görülen çarşıda bakırcılık yoğun bir şekilde yapılmaktadır.

6- Yaşayan Müze Tarihi Gümrük Hanı

Gümrük Hanı, geleneksel Osmanlı han mimarisi içinde tek avlulu, iki katlı han mimarisi özellikleri taşımaktadır. Gaziantep’teki 18 han yapısından biri olan Gümrük Hanı, şehrin içinde yer almakta ve içinde yolcu konaklamasının yanı sıra ahır mekânları da bulundurmaktadır. Yapı, eski kent merkezinde bulunduğu konum itibariyle, turistik ve iş gezisi amacıyla gelecek tüm insanların tercih edeceği bir merkez konumundadır.

7- Hamam Müzesi

Osmanlı hamam mimarisi ve kültürünün en güzel örneklerinden birisi olan Gaziantep Hamam Müzesi, Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan külliyenin hamam bölümü olarak hizmet vermiştir. Vakfiyesine göre, 1577 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. 2015 yılında restorasyonu tamamlanarak, Gaziantep hamam kültürünün yaşatıldığı bir müze haline dönüştürülmüştür.

8- İslam Bilim Tarihi Müzesi

İslam Bilim Tarihi Müzesi, İslam kültür coğrafyasındaki bilimsel faaliyetleri, icatları ve keşifleri alanında birçok ilki ve yeniliği barındıran bir müzecilik anlayışıyla ziyaretçileriyle buluşmaktadır. İslam medeniyetinin bilim ve teknik alanındaki rolünün anlatıldığı İslam Bilim Tarihi Müzesi’nde, Müslüman Bilim İnsanları tarafından yapılan ve günümüze küçük değişikliklerle ulaşmış birçok icat ve keşif eşliğinde tarihte bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

9- Karkamış Antik Kenti

Karkamış Antik Kenti Karkamış ilçesi yakınında yer almaktadır. Yapılan kazılar sonucunda bulunan kabartmalar, M.Ö. bin yıl başlarındaki yaşam biçimine, giysilerine ve kültürüne ışık tutmaktadır. Karkamış kabartmalarının, büyük çoğunluğu bugün Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Gaziantep Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

10- Emine Göğüş Mutfak Müzesi

Gaziantep mutfak kültürünü tanıtmayı amaçlayan Emine Göğüş Mutfak Müzesi, Gaziantep mutfağında kullanılan araç ve gereçlerin teşhir edildiği ve unutulmaya yüz tutmuş yöresel yemeklerin görseller halinde sergilendiği Emine Göğüş Mutfak Müzesi, Türkiye’de kurulmuş ilk mutfak müzesi olma özelliğine de sahiptir.

11-Yesemek Açık Hava Müzesi

Yesemek Açık Hava Müzesi ve Heykel Atölyesi, İslâhiye ilçesinin 22 km. Güneydoğusunda, Yesemek Köyü’nün Karatepe sırtlarında yer almaktadır. Arazi, menekşemsi gri renkte, literatürde dolarit adıyla bilinen çok ince gözenekli bazalt taşlarından oluşmaktadır.

Yesemek Açık Hava Müzesi; devasa bir atölye ve atölyede meslek icra eden heykeltıraş sayısı değerlendirdirildiğinde, o dönemde bu topraklarda yaşayanların sanata verdikleri önemi de gözler önüne sermektedir.

Bölgede yaşayan farklı medeniyetlerin birikimleriyle yüzlerce yılda oluşan zengin kültürü, Gaziantep’i özel bir şehir yapan en önemli unsurlardandır. Nitekim Gaziantep’in günümüzde ticaret ve sanayide, turizmde, sporda, sanatta öncü şehirler arasına girmesinde tarihi birikimleriyle oluşan zengin kültürünün önemli rolü vardır. Gaziantep kültürünü meydana getiren unsurlar; halkın konuşma, yaşama, yeme-içme, giyinme alışkanlıkları, evlenme törenleri ve çeşitli konulardaki inanışlarıdır.

Gaziantep kültürünün yapıtaşlarını oluşturan öğelerden bazıları şunlardır:

a- Antep Mutfağı:

Antep Mutfağı, ülke isimleri ile anılan mutfaklar bulunduğu halde özgünlüğü ve çeşitliliği nedeniyle şehrin ismi ile anılan tek mutfaktır. Antep Mutfağı Kullanılan malzemelerin çeşitliliği, farklı pişirme teknikleri ve bölgede hüküm süren medeniyetlerin etkileri nedeniyle Gaziantep yemekleri Türk ve Dünya mutfakları arasında ayrıcalıklı bir konuma sahiptir.

Gaziantep mutfağı, ulusal ve uluslararası boyutta tanınan bir yerel mutfak klasiğidir. Tarihi zenginliği ve coğrafi konumunun getirdiği malzeme çeşitliliği, Gaziantep mutfağının birçok özgün yemek çeşidini içermesini sağlamıştır. Malzemelerin seçimindeki titizlik, hazırlama ve pişirmede gösterilen beceri, yemeklerin yapımında kullanılan değişik tat ve renkteki baharatlar, salçalar ve soslar; Gaziantep yemeklerini şöhrete kavuşturan unsurlardan bazılarıdır.

Nişan, düğün, sünnet, vefat, dini bayramlar, Ramazan ayı gibi gündelik yaşamdan daha farklı anlamların yüklendiği özel günlerde yemeklerin farklılaştığı; sofraların imece usulüyle daha özenle ve bol çeşitle hazırlandığı gözlenmektedir.

b- Antep Ağzı:

Gaziantep’in eski çağlardan bu yana çeşitli uygarlıkların konakladığı, bir yerleşim bölgesi olması, şehrin zengin bir kültürel birikime sahip olmasını sağlamıştır. Aynı zamanda son derece çağdaş bir kent olan Gaziantep, çağdaşlaşırken kültür ve geleneklerini yitirmemiş, yeniye alışırken eski değerlerini kaybetmemeye özen göstermiştir.

Gaziantep’in kendine özgü kültürünü, Osmanlı İmparatorluğu döneminde kazası olarak bağlı olduğu Halep’in etkilerinden koruyarak muhafaza etmesi, halkının kültür ve değerlerinin köklü olduğunun göstergesidir. Sanılanın aksine Arapça’dan fazlaca etkilenmeyen Gaziantep ağzı yüzyıllardan bu yana sadece Türkçe konuşan yöre halkının kendine has üslupla geliştirdiği söyleyişlerden oluşur.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir