Hindistan, Uttar Pradesh Eyaleti, Lucknow

 

Şehir: Delhi ve Varanasi arasındaki karayolu üzerindedir. Uttar Pradesh Eyaletinin başkentidir. Nepal ülkesinin güneyindedir. Kuzey Hindistan bölümünün, ikinci büyük şehridir.

Daha çok bir Müslüman kalesi görünümündedir. Çünkü: 18 ve 19’ncu yüzyıllardan kalan camiler görülmektedir. Bir zamanlar, Müslüman Avad krallığının başkenti olması, bunu ortaya çıkarmaktadır. Günümüzde ise, şehir nüfusunun küçük bir bölümü, Müslümanlardan oluşmaktadır. Ancak, yine de ülkede, Mumbay şehri ile birlikte, Müslümanların yoğun olarak yaşadığı iki şehirden biridir. Şii kültürünün örnekleri görülmektedir.

Buradaki çok kültürlülük önem kazanmaktadır. 18 ve 19’ncu yüzyıllarda, şehir, bir kültür başkenti olarak gelişmiştir. Günümüzde ise, en hızla büyüyen şehirler arasında yer almaktadır. Şehir nüfusunun: % 70 Hindular ve % 25 müslümanlardan oluşmaktadır. Diğerleri ise, Sihler, Jainsler, Hıristiyanlar ve Budistlerdir.

Şehirde, nemli subtropikal iklim hüküm sürmektedir. Yazlar serin ve sıcak, kışlar ise kuru geçer. Haziran ve Eylül arasındaki dönem, muson sezonudur. Kışın en yüksek sıcaklık, 25 derece civarındadır. Yaz sıcaklıkları ise, 40-45 derecelere kadar çıkabilir. Ancak, şehir aynı zamanda, hava kirliliği yönünden, dünya sıralamasında üst sıralardadır. Şehri ziyaret etmek için en iyi zaman: Ekim ve Mart aylarıdır.

Şehirde alışveriş düşünürseniz: şehrin kalbindeki şirin bir çarşı olan “Chandni Chowk” u tercih edebilirsiniz. Burası, büyük bir alışveriş merkezidir.

Diğer öne çıkan alışveriş merkezleriyse: Alambagh, İndiranagar, Mahanagar, Nishatganj olabilir. Peki ne alabilirsiniz? Akla gelen ilk şey: Chikan eseridir. Chikan: şehirde, yetenekli ustalar tarafından yapılmış; aklınıza gelebilecek her türlü şeyi kıyafet üzerinde işlemeli olarak birleştiren bir üründür. Bunlar: altın ve gümüş iplikler ile, nakış olarak işlenir. Bunlardan: erkek, kadın ve çocuk giysileri, paspaslar, yatak örtüleri, masa örtüleri ve aklınıza gelebilecek her türlü kıyafet yapılır.

TARİH:
1857 yılındaki ayaklanma, buradan çıkmış ve çevreye yayılmıştır. Bu nedenle: şehir, Hintlilerin kurtuluş mücadelesindeki özel bir yere sahiptir.
Özellikle: burada 3000 den fazla Avrupalı; Hintli askerlere karşı, 5 ay boyunca direnmişlerdir. İngiliz Rezidansı denen yerde, çok şiddetli çatışmalar olmuştur.

GEZİLECEK YERLER:

İNGİLİZ REZİDANSI:
1800 yılında yapılmıştır. 1857 yılındaki isyan sırasında, şehirde yaşayan 3000 İngiliz, 90 gün boyunca, buraya sığınmıştır. 17 Kasım günü, Sir Colin Campbell liderliğindeki İngiliz askerleri, Hint kuvvetlerini yenerler. Günümüzde ise, harabe halindedir ve anıt olarak muhafaza ve ziyaret edilmektedir.
Palmiye ağaçlarının çevrelediği bir çimenlik alanda bulunuyor. Anıt: saldırılarda hayatını kaybeden İngiliz Sir Henry Lawrence’e adanmıştır. Ortada görülen dikilitaş ise; yine çatışmalarda ölen yerel subaylara ve İngiliz ordusundaki Hintli askerlere adanmıştır.
Rezidansın savunmasında görevli 1800 askerin yarısı, Hintlilerden oluşuyormuş.
Bölgede küçük bir de müze bulunuyor. Bu müzede: toplar, top gülleri, baskılar, mektuplar ve fotoğraflar sergileniyor. Bunlar ile: kuşatmadan çeşitli kesitler sunuluyor. Burada, bir de, saray ve gözlemevi bulunuyor.

ŞEHİTLER ANITI:
Nehrin hemen aşağısındadır. Ayaklanmanın 100’ncü yıldönümünde yani 1957 yılında açılmıştır. Hindistan’ın bağımsızlığı için savaşanlar için dikilmiştir.

    

BARA İMAMBARA:
Burası şehirdeki İslam kültürünün son dönem eserlerinden olup, soğan kubbesi ve kemerleri ve minaresi dikkat çekmektedir. 1784 yılında yapılmıştır. “Bara” kelimesi “büyük” anlamına gelir ve “imambara” tarafından inşa edilen yapı: Şii Müslümanlar tarafından kutsal kabul edilir. Her yıl “Muharrem ayı”nda, Şii Müslümanlar buraya kutlamaya gelirler.
İnşaatın yapıldığı dönemde, bölgede büyük bir kıtlık görülür ve 10 yıl sürer. Hatta, aynı dönemde, istihdam yaratmak için bu yapının yapıldığı söylenir.
Yapının merkezi salonunun: dünyanın en büyük kemerli yapılarından biri olarak kabul edilmektedir. Çünkü: 50 adet tavanı destekleyen kirişlerin boyları: 15-16 metre arasında değişmektedir. Sekiz farklı tavan yüksekliği yaratılmıştır. Mimariyi benzersiz kılan özellik: blokların tuğlaları: kilitleme sistemi ile birlikte konulmuş ve kesinlikle krişlerin hiçbir faydası olmamıştır. Çatı ise, bunu destekleyecek herhangi bir ayağı olmadan, sabit durmaktadır.
Buranın bir diğer özelliği: inanılmaz bir labirente sahip olmasıdır. Bu labirent, anıtın üst kısmındadır. Buraya bir merdivenle çıkılır ve şehrin doğal manzarası izlenir. Ancak, kaybolmadan çıkış yolunu bulmak için, yanınızda mutlaka rehber bulunması gerekiyor. Bir zamanlar, büyük hazinelerin, bu labirentin gizli tünellerinde muhafaza edildiği söyleniyor. Anıt: her gün, saat: 06.00 ile 17.00 arasında açıktır.

CHHOTA-HÜSEYİNABAD İMAMBARA:
Burası, yine şehrin İslam kültüründen günümüze kalan bir saraydır. 1838 yılında, Muhammet Ali Şah tarafından yaptırılmıştır. Aynı zamanda, özel festivallerde süslenmesi nedeniyle “Işık sarayı” olarak da bilinir.
Yapının iç süslemeleri için kullanılan avizeler: Belçika’dan getirilmiştir. Yaldızlı beyaz kubbe ve minareler dikkat çekmektedir. Muhammed Ali Şah ve ailesinin diğer üyelerinin mezarları, İmambara içinde bulunmaktadır. Duvarlarda: Arapça hat sanatı örnekleri görülmektedir.

ŞAH NACAF İMAMBARA:
Burası, şehrin doğusunda, Hazratganj bölgesindedir. Burada: Gaziuddin Haydar isimli, bir zamanlar burada egemenlik kurmuş bir şahsın mezarı bulunuyor.

LA MARTİNİERİ:
1760 yılında bir Fransız tarafından kurulmuş, ülkenin en ünlü devlet okullarındandır. İngilizler burayı terk ettikten sonra da, okulun genel görünümü değişmeden günümüze kadar ulaşmıştır.

ALLAHABAD:
Burası, şehrin 200 km. güneydoğusundadır. Yamuna nehri, burada Ganj nehrine karışır. Ancak, Hindu inanışına göre, görünmez olduğunu inanılan “Sarasvati” nehrinin de, burada Ganj nehrine karıştığına inanılır.
Bu nedenle: Allahabad denilen bu yer: “hac mekanlarının kralı” olarak bilinir. İki nehrin birleştiği yerde, her yıl Ocak ve Şubat aylarında, Magh Mela şölenleri düzenlenir ve ayrıca, her 12 yılda bir düzenlenen ve ülkenin en büyük dinsel töreni olan “Kumbh Mela” şöleni de, burada düzenlenir. Bu kutsal aylarda: iki nehrin birleştiği bu yerde yıkananların, günahlarından arındığı kabul edilir. Her yıl: milyonlarca kişi, Ganj nehrinin bulanık sularının, Yamuna nehrinin mavi sularıyla birleştiği bu bölgede, hacı olurlar.

HAYVANAT BAHÇESİ:
71 dönümlük büyük bir alana yayılmıştır. Yılda, yaklaşık 1 milyon üzerinde ziyaretçi çekmektedir. Hayvanat bahçesinde: 440 memeli, 260 kuş ve 40 sürüngen türü ile birlikte, Bengal kaplanı, Beyaz kaplan, aslan, kurt, Hint gergedanı, Asya fili, zürafa, zebra, dev sincap, altın sülün ve daha birçok hayvan bulunuyor.
Hayvanat bahçesi içinde, 1969 yılında kurulan bir oyuncak tren var. Tren: 1.5 km. lik pist üzerinde, ziyaretçileri gezdiriyor. Hayvanat bahçesinin her bölümü görülebiliyor.

DEVLET MÜZESİ:
Müze, bugünkü binasına, 1963 yılında taşınmıştır. Günümüzde, müzede: heykeller, resimler, doğa tarihi ve antropolojik örnekler, madeni paralar, sikkeler, tekstil ve dekoratif sanatlar ile ilgili gelişimi gösteren objeler sergileniyor. Ancak, müzede en ilgi çekici nesne: MÖ.1000 yıllarından günümüze kalan, Mısır mumyası ve ahşap lahittir.

CHATTAR MANZİL:
Benzersiz mimari tarzı ile önem kazanmaktadır. Nawabs tarafından inşa edilmiştir. Şehirde, turistler tarafından yoğun ziyaret edilen yerlerin başındadır. Bu büyük yapının en belirgin özelliği: şemsiye şeklindeki kubbesidir. Ayrıca, mimari de, Avrupa mimarisinden oldukça etkilenilmiştir. Günümüzde, burası, resmi bir ofis olarak kullanılmaktadır.

JAMA MESCİDİ:
Şehrin tam merkezindedir.
1423 yılında: Sultan I. Ahmet Şah tarafından yaptırılmıştır. Hindistan ülkesinin en güzel camisi olduğu söyleniyor. Yapı: tamamen sarı kumtaşı ile inşa edilmiştir. Karmaşık tasarımı ve mimari tarzı ile ünlüdür. Yapıda: farkı yükseklikte 15 kemerli kubbe ve 260 sütun üzerinde durmaktadır. Sütunlar üzerinde, Hindu ve Jain kültürüne ait oymalar görülüyor.
Caminin avlusu: 75 x 66 metre ölçülerindedir. Sultan Ahmet Şah’ın mezarı, doğu tarafındaki giriştedir.

RUMİ DARWAZA:
1784 yılında: Nawab Asaf ud Daula tarafından yaptırılmıştır. Eşsiz mimarisiyle dikkat çekmektedir. Ülkenin en etkileyici mimari yapılarından birisidir. Yapının en üst kısmına, güzelce oyulmuş bir merdivenle ulaşılır. Yapının üstündeki büyük fener, özellikle gece ışıklandırıldığında, harika görünüyor.

NAİMİSARANYA:
Burası, önemli bir Hindu hacı merkezidir. Şehir merkezinden 94 km. uzaklıktadır.

NAWABGANJ BİRD SANCTUARY:
Şehir merkezine 35 km. uzaklıktadır. Burası, bir kuş cennetidir. Eyaletin en önemli yaban hayatı barınaklarından birisidir. Kuş alanı: yaklaşık 3 km. karelik bir alana yayılmıştır. Özellikle, kış aylarında göçmen kuşlar tarafından yoğun olarak tercih edilmektedir. Pek çok göçmen kuş, buraya geldiğinde, özellikle Kasım ile Mart ayları arasında, şehir ziyaretçileri, burayı da ziyaret ederler. Bu kuşların, her yıl yaklaşık 5000 km. yol alarak buraya ulaşıyor olmaları ilgi çekmektedir.
Alanın ortasında, sığ bir göl bulunmaktadır. Burası, hükümet tarafından, 1984 yılında koruma altına alınmıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir