HİNT FELSEFESİ (DİNLER) TARİHİ

Bir önceki yazımda Hint Felsefesinde dini konularda çok fazla karşılaşılan bazı terimlerin anlamlarını ve ne olduklarını kısaca bahsetmiştim.

Budizm, Hinduizm gibi kavramlara pek yabancı değiliz. Herkes altın sarısı dini Hint heykellerini bilir. Gerçekten bir çoğu altın kaplama ve devasa dırlar. Bu yazımızda M.Ö 2000 ( İbrahim – Musa peygamber arası bir zaman denilebilir) itibari ile Hint kökenli din yada yaşam biçimi şekilleri, felsefelerini kronolojik sırayla bakacağız.

Yazıda, “ilahların olmadığı din” ifadesi yanlış değildir. Din; yaşam sistemidir. İlahlar olmadan yaşamakta bir din içine girer.

VEDİZM

M.Ö. 2000-1500 arasında başlangıcı ve kutsal metinleri bulunmaktadır.
Veda, bilgi anlamına gelip yazılı ilahiler kitabıdır. Bir çok veda birleşerek kutsal yazıları meydana getirmektedir. Bu yazılar ve dinde kurban kesme veya sunma törenleri gibi farklı ayinlerde okunacak ilahiler, dua ve büyücülük içerikleri bulunur. Genel olarak felsefi fikirler, sevgi ve şiirlerdir.

Adı en fazla zikredilen İNDRA isimli tanrıların kralı ve savaşan tanrıdır.
İnsanların kurtuluş için kurban sunmaları gerekmektedir ve bu kurbanı sunabilmeleri için dini tekelinde bulunduran gruba ücret ödemek zorunda kalırlar. Kurbanı sunmak çok zahmetli ve detaylı olması yüzünden bu işleri yapacak bir tabaka buradan ekmek yemektedir. Kurban edilecekler veya sunulacaklar (Hayvan – Bitki) arasında inek en üstün kurban konumundadır. İnek kurbanı bütün günahları silmektedir ve kurtuluş için bir kez inek sunmanız yetmektedir.
Tüm tanrıların üstünde tek tanrı bulunması çok net değildir.
Tüm kelimeler onun için kullanılabilir. İNDRA, MİTRA v.b demenin önemi olmayan üstün bir varlık inancı mevcut olabilir.

Sanskritçe olan bu veda inancı diğer tüm inançların temelini oluşturur.

BRAHMANİZM

Kast sisteminin tepesinde olan elit tabaka tarafından Vedizm’in yorumlanarak değişmiş versiyonudur. Brahman sınıfı, din adamı ve elit tabakadır. Tanrısal konumdadırlar.
Brahma (kutsal öz) ve Atman (ruh)’ un birleşik olduğu her şey brahma olup Atman’a sahip insanı brahman ile birleştirir. Tanrı ile bütün olmaktır.
Var olan Karma Yasası yeniden oluşturulmuş. Karmaya göre yaşantın bir önceki yaşantının cezası veya ödülü olmaktaydı. Karma gelecek yaşamının ödülü ve cezası olacaktır. Acılar dolu dünyaya tekrar gelmemek için aydınlanmak ve kendinin brahman olduğuna inanman gerekmektedir.
Zamanla popülerliğini yitirince Hinduizm olarak tekrar çıkacaktır.

JAİNİZM

Brahman sınıfının düşüncesine ve egemenliğine karşı tepki olarak doğmuş bir dindir. Budizm ile aynı dönem içindedir. Kurucu olarak MAHAVİRA kabul edilir.
Yaratıcı bir tanrının olmadığı bir dindir. Hiçbir şey ilahlar tarafından yaratılmamıştır. Evren ebedi ve ezeli (sonsuz başlangıç, sonsuz son) durumdadır.

Her hangi bir canlıya (hayvanlar – böcekler – bitkilerin kökleri vb) asla zarar vermeden yaşamaya çalışırlar. Bu yüzden et ve bitki kökleri yemezler. Yürümek koşmaktan, durmak yürümekten, yatmak durmaktan, ölüm de yatmaktan daha iyidir diyerek insanın oruç tutarak (tamamen yemek yemeyi kesmek) ölmesi iyi bulunmuştur.

Bu inançta insanlar günümüzde mevcutmuş.

BUDİZM

Jainizm benzeri olarak önceki sistemlere karşı bir çıkıştır. Tanrının olmadığı bir görüş olup, Jainizm kadar kendini öldürecek  safhaya gitmemiştir. Geleneklere ve kast sistemine Jainizm ile birlikte karşı çıkılmıştır. Kurucusu Kralın oğlu Siddharta Gautama Buddha kabul edilir. Jainizm deki ölüm orucunun ve aşırı açlık ve sefaletin anlamsız olduğunu önemli olanın Orta Yol olduğunu savunmuştur.
Öğrencileri hemen hemen her kesimdendir. Kişisel akla hitap etmektedir.
Her denilen doğru değildir ben demiş olsam bile gidin araştırın, deneyin şeklindedir.
Her şeyin bir sonu vardır. Dünya, evren ya da ruh fark etmez her şey boş ve sonludur.

Brahmanlar kendi ayrıcalıklarını yok eden bu görüşlere karşı savaşmışlar M.S 7 ve 12 yüzyılları  arası Hindistan’da yok olma aşamasına kadar gerilemiş ama aktarıldığı Japonya gibi yerlerde hala mevcuttur.

HİNDUİZM

Jainizm ve Budizm ile savaşan Brahmanların oluşturdukları eski inançların devamıdır.
Üstün ve aşkın bir tanrının olduğu, kurtuluş kurbanla değil tanrı sevgisinde, sofuluk da olduğunu savunur. Brahman’ın sureti olan ve doğa kaynaklı olarak bir çok tanrı mevcuttur. Bu tanrılarında hüzünlü aile hikayeleri de vardır ( yunan mitolojisinde Zeus’un cinsel hayatı gibi)
Sırasıyla İnek> Maymun> Yılan gibi bazı hayvanlar bazı tanrılar yüzünden aşırı kutsaldır. İbadetler, kutsal nehir (ganj), kutsal ağaçları hayvanları koruma kollama, ölünce yakılmak gibi şeyler ile tanrıya ulaşılır

SİKH

  1. yy de ortaya çıkıp kast sistemi gibi olgulara karşı çıkmıştır. Semavi dinlerden özellik taşıdığı için “Müslümanlardan (Sufizm) çaldın bunu” demişlerdir. Tek tanrı mevcut olup Allah ile aynı özellikleri vardır.

Bu dine göre iyi ahlaklı olmak ve bu tek tanrıya tapmak yeterlidir.
Kurucu ve önder Guru Nanak’tır. Ölünce ölmedi hala yaşıyor diye abartmışlardır.

Put, cami, havra gibi fiziksel şeylerden uzak durulmalı ibadet içsel olmalıdır. Günümüzde 30 milyon Hintli vardır.