İstanbul’da Gezilecek Tarihi Camiler

Yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapan İstanbul, köklü geçmişini ve ihtişamını birbirinden özel mimari yapılarıyla pahalı bir gerdanlık gibi sergiliyor. Osmanlı mimarisinin, zenginliğinin ve estetiğinin en önemli yansımalarını ise her biri güzelliğiyle insanı manevi bir yolculuğa çıkaran camilerde görmek mümkün.

İstanbul’daki ilk camiler, şehrin 1453’te fethedilmesinden sonra Bizans’tan kalan kiliselerin bir kısmının camiye dönüştürülmesiyle oluşturulmuş. Bu şekilde kısa vadede şehrin Müslüman halkının ibadethane ihtiyacı karşılanmış ancak Müslüman nüfusun artmasıyla doğan cami ihtiyacı, Osmanlı mimarisinin en muhteşem eserlerinin ortaya çıkmasına vesile olmuş.

İstanbul’da kaç tane camii var?” diye merak edenler için dipnot: Bugün İstanbul’da 3 bini aşkın cami bulunuyor ve İstanbul’da gezilecek camilerin sayısı hiç de az değil. Büyük kısmı yüzyıllara meydan okuyan bu camilerin tamamını görmek mümkün değil, ancak İstanbul’un en güzel camilerini temsil eden birkaç örneği mutlaka görmek gerek.

3. Eyüp Sultan Camii

İstanbul’daki en önemli camilerden biri olan Eyüp Sultan Camii, Haliç’te yer alıyor. Hz. Muhammed’in bayraktarlığını yapan Ebu Eyyûb el-Ensarî’nin 7. yüzyılda İstanbul kuşatması esnasında şehit düşerek buraya defnedildiğine inanılıyor. Eyüp Sultan Türbesi’nin hemen yanına inşa edilen Eyüp Sultan Camii İstanbul’un fethinin ardından 1458’de Fatih Sultan Mehmet’in emriyle yapılmış.

Fatih Sultan Mehmet başta olmak üzere pek çok Osmanlı padişahının kılıç kuşanma törenine ev sahipliği yapan cami, hafta sonları, dini bayramlarda ve kandillerde on binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.

4. Ortaköy Camii

İstanbul Boğazı’nın kıyısında yer alan Büyük Mecidiye Camii, Ortaköy Meydanı’nda yer aldığı için halk arasında Ortaköy Camii olarak anılıyor. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün Avrupa ayağına yakın cami, küçük ama zarif görüntüsüyle İstanbul’un en güzel manzaralarından birine fon oluşturuyor.

Neo-Barok mimari tarzda inşa edilen Büyük Mecidiye Camii, Sultan Abdülmecit tarafından Nigoğos Balyan ve Garabet Amira Balyan’a yaptırılmış. 1853’te inşası tamamlanan cami, alışılagelmişin dışında büyük pencereleriyle Boğaz’ın rengarenk ışıklarının içeriyi aydınlatmasıyla muhteşem bir görünüme kavuşuyor.

İstanbul’un farklı semtlerinde her biri farklı yüzyıllarda, farklı mimarların hayal gücüyle inşa edilen bu tarihi camiler, dünyanın her yerinden milyonlarca insanı kendilerine hayran bırakmaya devam ediyor.

5. Fatih Camii

İstanbul’un ilk selatin camisi yani sultan tarafından yaptırılan camisi olan Fatih Camii, İstanbul’un fethinden 10 yıl sonra Mimar Yusuf Sinan’a (Sinan-ı Atik) yaptırılmış. İstanbul’un 7 tepesinden 4’üncüsünde yer alan Fatih Külliyesi’nde medreseler, darüşşifa, kervansaray, imarethane, kütüphane ve hamam bulunuyor.

Bizans İmparatorları’nın mezarlarının bulunduğu tepeye, inşa edilen cami, İstanbul’da Osmanlı Devri’nin başladığının en büyük göstergelerinden biri olarak tasarlanmış.

Ne yazık ki bugün ziyaret ettiğimiz cami, Fatih Sultan Mehmet yaptırdığı orijinal yapının kendisi değil. 1766 depremiyle yıkılan caminin yerine yapımı 1771’de tamamlanan ve günümüze ulaşan cami, Barok esintiler taşıyor. Fatih Sultan Mehmet’in türbesinin de yer aldığı hazirede birçok ünlü devlet adamının mezarı yer alıyor.

6. Eminönü Yeni Cami

Eminönü’nde denizin kıyısında yer alan Yeni Cami ya da Valide Sultan Camii’nin inşasına 1597 yılında Sultan III. Murat’ın eşi Safiye Sultan’ın emriyle başlanmış ancak 1665’te zamanın padişahı IV. Mehmet’in annesi Turhan Hatice Sultan’ın bağışlarıyla tamamlanmış.

Aslında 400 yıllık olan cami, Süleymaniye ve Sultanahmet camilerinden sonra inşa edildiği için “Yeni Cami” adıyla anılmaya başlanmış.

Yeni Cami, iç mimarisi Süleymaniye ve Sultanahmet camilerininki kadar başarılı olmasa da hala İstanbul’da gezilecek en popüler camilerden biri. İstanbul’un siluetini çizen önemli simgelerden biri olan Yeni Camii, güvercinleriyle de ünlü. Eminönü’ne yolu düşenler için Yeni Cami’nin önünden kuşlara yem atmak, adeta bir geleneğe dönüşmüş.

7. Nuruosmaniye Camii

Çemberlitaş’tan Kapalıçarşı’nın girişine doğru yürürken solunuzda kalan Nuruosmaniye Cami, İstanbul’un 2. tepesinde yer alıyor. Diğer tarihi camilere göre ebatları biraz daha küçük olsa da Nuruosmaniye zarafeti ve pencerelerindeki göz alıcı vitraylarıyla mutlaka görülmesi gereken bir estetiğe sahip.

Nuruosmaniye Cami, giriş kapısının tutacaklarındaki dualardan tutun içinde yer alan paha biçilemez hat levhalarına kadar Osmanlı estetiğini yansıtan sayısız detayla donatılmış. Cami, içinin büyük ölçüde mermer kaplı olması ve Osmanlı’nın ilk barok camisi olmasıyla da ayrı bir öneme sahip.

8. Arap Camii

Karaköy’de hırdavatçılar çarşısının içinde saklı kalmış olsa da İstanbul’un en farklı mimarisine sahip camilerinden biri de Arap Cami. Kare formundaki yüksek kulesiyle dikkat çeken Arap Cami, İstanbul’da ilk ezanın okunduğu yer olmasıyla büyük önem taşıyor.

Emevilerin İstanbul’u kuşattıkları 7 yıllık süreçte 717 yılında inşa ettikleri düşünülen caminin, Bizanslılar tarafından kiliseye dönüştürüldüğü tahmin ediliyor. İstanbul’un fethiyle yeniden cami olarak ibadete açılan yapı, yalnızca tavanındaki muhteşem ahşap oymaları için bile görülmeye değer.

İstanbul’un En Güzel Manzaralarına Nazır Seyir Terasları

Dünyanın en nefes kesici şehirlerinden biri hiç kuşkusuz İstanbul. İki ayrı denize bakan kıyıları ve bu iki denizi kavuşturan İstanbul Boğazı ile bu şehir, hayal gücü en geniş ressamların bile düşleyemeyeceği güzelliklerle bezenmiş.

İstanbul’un en güzel manzaralarını zihninize kazıyabileceğiniz, ister çay ve simitle, ister şık bir akşam yemeğiyle manzaranın tadına varacağınız birçok özel mekan arasından en tanınmışlarına göz atmaya ne dersiniz. İşte İstanbul’un en popüler manzara terasları!

1. Pierre Loti Tepesi

Gün batımının kızıllığında Haliç’in muhteşem manzarası, kırmızı-beyaz pötikareli örtüler serilmiş küçük ahşap masalar ve sandalyeler… Nostalji sizin için de sıradan bir kelimenin çok ötesinde, hatta bir yaşam tarzıysa Pierre Loti Tepesi, İstanbul’da mutlaka görmeniz gereken yerlerin başında geliyor.

Eyüp Sultan Camii’ni ve Türbesi’ni ziyaret edenler, derin bir nefes almak için teleferikle Pierre Loti Tepesi’ne çıkarak yaz günlerinde bir şişe gazozla serinleyip, kışın demli bir çayla içini ısıtıyor. Pek çok filmin ve dizinin etkileyici sahnelerine fon olan Pierre Loti Tepesi’ne Gaziosmanpaşa merkezden kalkan Pazariçi minibüsleriyle ya da Eyüp sahilden Eyüp – Pierre Loti Teleferiği ile gidebilirsiniz.

2. Çamlıca Tepesi

“İstanbul Anadolu Yakası’nda hafta sonu nereye gidilir?” sorusuna verilebilecek en klasik cevaplardan biri Çamlıca Tepesi. Büyük Çamlıca olarak da anılan tepe deniz seviyesinden yaklaşık 300 metre yükseklikte yer alıyor ve hem Boğaz’ı hem de Marmara Denizi’ni görüyor.

Yakın zamanda üzerinden kaldırılması planlanan TV kuleleri ve Türkiye’nin en büyük camisi olan Çamlıca Camii, Çamlıca Tepesi’nde yer alıyor. Üsküdar sırtlarındaki Çamlıca Tepesi’nde yeşillikler içinde yürüyüş yaptıktan sonra manzaranın tadını çıkarabileceğiniz birçok kafe ve restoran var.

Büyük Çamlıca Tepesi’ne M5 Yamanevler -Üsküdar metro hattını kullanarak ya da Turistik Çamlıca Tesisleri durağından geçen İETT otobüsleriyle kolayca gidebilirsiniz.

4. Otağtepe Parkı

Panoramik İstanbul manzarası sunan bir diğer tepe, Beykoz Korusu içinde kalan Otağtepe Parkı. Hem Rumeli Hisarı’nı hem de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü kadraja alarak muhteşem İstanbul fotoğrafları çekebileceğiniz bu parkta, hafta sonları uygun fiyatlarla serpme kahvaltı sunan birçok mekan bulunuyor.

Beykoz sırtlarında yer alan Otağtepe Parkı’nın resmi adı ise Fatih Korusu TEMA Vehbi Koç Doğal Külltür Merkezi. Otağtepe Parkı’nda yer alan tesisler, düğünler ve özel organizasyonlar için de hizmet veriyor. Otağtepe Parkı’na gitmek için Üsküdar’dan 15 M hatlı otobüse, Kadıköy’den 14 M hatlı otobüse binebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir