İstanbul’un En Güzel Manzaralarına Nazır Seyir Terasları

İstanbul’un En Güzel Manzaralarına Nazır Seyir Terasları

Dünyanın en nefes kesici şehirlerinden biri hiç kuşkusuz İstanbul. İki ayrı denize bakan kıyıları ve bu iki denizi kavuşturan İstanbul Boğazı ile bu şehir, hayal gücü en geniş ressamların bile düşleyemeyeceği güzelliklerle bezenmiş.

İstanbul’un en güzel manzaralarını zihninize kazıyabileceğiniz, ister çay ve simitle, ister şık bir akşam yemeğiyle manzaranın tadına varacağınız birçok özel mekan arasından en tanınmışlarına göz atmaya ne dersiniz. İşte İstanbul’un en popüler manzara terasları!

1. Pierre Loti Tepesi

Gün batımının kızıllığında Haliç’in muhteşem manzarası, kırmızı-beyaz pötikareli örtüler serilmiş küçük ahşap masalar ve sandalyeler… Nostalji sizin için de sıradan bir kelimenin çok ötesinde, hatta bir yaşam tarzıysa Pierre Loti Tepesi, İstanbul’da mutlaka görmeniz gereken yerlerin başında geliyor.

Eyüp Sultan Camii’ni ve Türbesi’ni ziyaret edenler, derin bir nefes almak için teleferikle Pierre Loti Tepesi’ne çıkarak yaz günlerinde bir şişe gazozla serinleyip, kışın demli bir çayla içini ısıtıyor. Pek çok filmin ve dizinin etkileyici sahnelerine fon olan Pierre Loti Tepesi’ne Gaziosmanpaşa merkezden kalkan Pazariçi minibüsleriyle ya da Eyüp sahilden Eyüp – Pierre Loti Teleferiği ile gidebilirsiniz.

2. Çamlıca Tepesi

“İstanbul Anadolu Yakası’nda hafta sonu nereye gidilir?” sorusuna verilebilecek en klasik cevaplardan biri Çamlıca Tepesi. Büyük Çamlıca olarak da anılan tepe deniz seviyesinden yaklaşık 300 metre yükseklikte yer alıyor ve hem Boğaz’ı hem de Marmara Denizi’ni görüyor.

Yakın zamanda üzerinden kaldırılması planlanan TV kuleleri ve Türkiye’nin en büyük camisi olan Çamlıca Camii, Çamlıca Tepesi’nde yer alıyor. Üsküdar sırtlarındaki Çamlıca Tepesi’nde yeşillikler içinde yürüyüş yaptıktan sonra manzaranın tadını çıkarabileceğiniz birçok kafe ve restoran var.

Büyük Çamlıca Tepesi’ne M5 Yamanevler -Üsküdar metro hattını kullanarak ya da Turistik Çamlıca Tesisleri durağından geçen İETT otobüsleriyle kolayca gidebilirsiniz.

4. Otağtepe Parkı

Panoramik İstanbul manzarası sunan bir diğer tepe, Beykoz Korusu içinde kalan Otağtepe Parkı. Hem Rumeli Hisarı’nı hem de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü kadraja alarak muhteşem İstanbul fotoğrafları çekebileceğiniz bu parkta, hafta sonları uygun fiyatlarla serpme kahvaltı sunan birçok mekan bulunuyor.

Beykoz sırtlarında yer alan Otağtepe Parkı’nın resmi adı ise Fatih Korusu TEMA Vehbi Koç Doğal Külltür Merkezi. Otağtepe Parkı’nda yer alan tesisler, düğünler ve özel organizasyonlar için de hizmet veriyor. Otağtepe Parkı’na gitmek için Üsküdar’dan 15 M hatlı otobüse, Kadıköy’den 14 M hatlı otobüse binebilirsiniz.

5. Galata Kulesi

Dış görünüşüyle nefes kesen, İstanbul’un en ünlü yapılarından biri olan Galata Kulesi, terasından muhteşem İstanbul manzaraları sunuyor. İstanbul’a Galata Kulesi’nden bakmak isteyenler yılın dört mevsimi kulenin girişinde uzun kuyruklar oluşturuyor. Dileyenler Galata Kulesi’nin 9. katında yer alan restoranda manzaraya karşı akşam yemeklerinin tadını çıkarıyor.

67 metre yüksekliğe sahip olan Galata Kulesi’nin toplam 9 katı bulunuyor. Ziyaretçiler kulenin ilk 7 katını asansörle, kalan 2 katı ise merdivenlerle çıkıyor. Kuleden merdivenlerle iniliyor. Galata Kulesi’ne İstiklal Caddesi’nin sonunda yer alan Tünel Meydanı’ndan ya da Karaköy Bankalar Caddesi’nden kısa bir yürüyüşle ulaşmak çok kolay.

6. Safir Kule

İstanbul’un en yüksek binası olan Safir Kule, İstanbul’a en yüksekten bakabileceğiniz yer olarak öne çıkıyor. Tam 66 katlı olan binanın yüksekliği 261 metre. Bir alışveriş merkezi ve rezidans olarak inşa edilen bina, Büyükdere Caddesi üzerinde, Çeliktepe’de yer alıyor.

Binanın en üst katında yer alan seyir terası, heyecan verici yüksekliğiyle farklı bir İstanbul panoraması sunuyor. Saatte 20 km hızla giden asansörle Safir Seyir Terası’na çıkmak için cüzi bir ücret ödemeniz gerekiyor. Manzaranın tadını doyasıya çıkarmak isteyenler için terasta bir de kafe bulunuyor.

İstanbul’daki Popüler Park ve Bahçeler

İstanbul’da hayatın koşturmacasından, bir yerlere yetişme telaşından arınmak ve doğayla bütünleşmek neredeyse lüks haline geldi. Özellikle hafta sonu bir ağaç altında oturmak, çıplak ayakla toprağa basmak için bazen kilometrelerce yol gitmeyi göze almak gerekiyor sanıyoruz. Aslında İstanbul’da farkında olmadığımız ya da es geçtiğimiz o kadar çok yeşil alan var ki…

Siz de “Hafta sonu çocuklarla İstanbul’da nereye gidilir?” ya da “İstanbul’da nerede piknik yapılır?” sorularına cevap arıyorsanız bu yazı sizin için. İstanbul’un en güzel korularından, park ve bahçelerinden isterseniz size en yakın olanı isterseniz daha önce hiç gitmediğinizi seçin. Kendinize bir güzellik yapın ve ilk fırsatta tüm yorgunluğunuzu çimlerin üzerine bırakın.

İstanbul Avrupa Yakasında Gezilecek En Güzel 10 Park ve Bahçe

1. Bakırköy Botanik Parkı

İstanbulluların genellikle sahili ve çarşısıyla tanıdığı Bakırköy, E-5’in yanı başında İstanbul’daki en büyük parklardan birine ev sahipliği yapıyor. İçinde çocuk parklarının, üzerinde keyifle vakit geçirebileceğiniz çimenliklerin yer aldığı parkta fotoğraf çekilen gelin ve damatlara da denk gelebilirsiniz.

2. Beylikdüzü Yaşam Vadisi

İstanbul’da merkezden biraz uzak kaldığı için mizah malzemesi olan Beylikdüzü’nde yaşayanlar çok şanslı. İrili ufaklı birçok korunun yer aldığı semte, yakın zamanda dev bir Yaşam Vadisi kuruldu. İçinde göz alabildiğine uzanan alan tamamlandığında New York’taki Central Park’tan büyük olacağı söyleniyor. İçinde konserlerin verildiği amfitiyatro, Japon bahçesi, kafeler ve restoranlar, atıştırmalık satan tezgahların bulunduğu park, Cumhuriyet Mahallesi’nde yer alıyor.

3. Belgrad Ormanı

Belgrad Ormanı için İstanbul’un akciğeri desek, abartmış olmayız. İstanbul’un kuruluşundan beri şehrin suyunu sağlayan bentleri, çeşmeleri ve zengin orman varlığıyla doğal bir cennet. Şimdilerde özellikle uzun koşu parkuruyla yeniden popüler yeşil alanlar arasına giren Belgrad Ormanı, İstanbul’da görülecek yerlerin başında geliyor.

4. Yeşilköy Sahili ve Rönepark

İstanbul’un en eski semtlerinden olan Yeşilköy, deniz kıyısında genellikle alçak katlı binaların yer aldığı ferah semtlerden biri. Yeşilköy sahilinde yer alan Rönepark da yeşile doyacağınız İstanbul parklarından biri. Yanınıza simidinizi, poğaçanızı, kahvaltılıklarınızı alıp, parktan demli bir çayla Yeşilköy’de deniz kenarında kahvaltı etmenin tadını çıkarın. Sonra sahilde uzun bir yürüyüş yapıp, çimlere uzanırsınız. Yeşilköy’ün merkezindeki parka Bakırköy-Yeşilköy minibüsleriyle kolayca ulaşabilirsiniz.

5. Gülhane Parkı

Benim çocukluğumda büyük bir hayvanat bahçesine ev sahipliği yapan Gülhane Parkı, aslında Topkapı Sarayı’nın arka bahçesi olarak yüzyıllardır varlığını sürdürüyor. Göğe uzanan ceviz ağaçlarının altında güzel bir yürüyüş yapıp, çay bahçesinde tazecik bir çay içebileceğiniz Gülhane Parkı, İstanbul’un göbeğinde, Sultanahmet Meydanı’nın biraz altında kalıyor.

6. Emirgan Korusu

İstanbul ve lale kelimeleri yan yana geldiğinde akla ilk gelen yer elbette Emirgan Korusu. İstanbul Boğazı’nın ferah atmosferinde her yıl baharda binlerce lale ile renkten renge bürünen koru, her mevsim ayrı güzel. Emirgan Korusu’na nasıl gidilir diye merak edenler için Beşiktaş sahilinden Sarıyer’e giden tüm İETT otobüsleri Emirgan Korusu’ndan geçiyor. Ayrıca Taksim’den, Mecidiyeköy’den ve Zincirlikuyu’dan tek otobüsle koruya ulaşım sağlanıyor.

7. Bahçeşehir Gölet Parkı

Dev binaların ve gökdelenlerin arasında biraz nefes almak isteyen Bahçeşehirliler, soluğu Bahçeşehir Gölet Parkı’nda alıyor. Yapay bir göletin etrafındaki geniş yeşil alanıyla öne çıkan parkta çeşitli restoranlar, oyun parkları, özel kulüpler, çay bahçesinin yanı sıra çeşitli gösteri ve konserlere ev sahipliği yapan Arena Sahnesi yer alıyor.

8. Yıldız Korusu

Diyelim ki güneşli bir hafta sonu sabahına uyandınız ve kahvaltıya nereye gitsek diye düşünmeye başladınız. Beşiktaş sahilinden Ortaköy’e giden o muhteşem yolda yürümenin tadına vararak, Yıldız Korusu’nda yer alan Malta Köşkü’nde ya da Çadır Köşkü’nde ortalama fiyatlarla açık büfe kahvaltının tadını çıkarabilirsiniz.

9. Maçka Parkı

Bir ucundan bir ucuna teleferikle çıkarak manzaranın tadını çıkarabileceğiniz Maçka Parkı, İstanbul’un orta yerinde unutulmuş bir vaha gibi yeşile hasret kalanları bekliyor. Maçka Parkı’nın Dolmabahçe’ye bakan tarafında yer alan Küçükçiftlik Park, yıl boyunca sayısız konsere ve etkinliğe sahne oluyor.

10. Atatürk Arboretumu

Sarıyer, Bahçeköy’de yer alan Atatürk Arboretumu, Türkiye’nin ilk canlı ağaç müzesi olarak tanımlanabilir. 1940’lı yıllarda farklı ülkelerden ve egzotik bölgelerden ağaçların burada dikilmeye başlanmasıyla oluşturulan arboretum, yeşilin binbir tonuyla ve kuş cıvıltılarıyla görülmeye değer.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir