KÜLLERİNDEN DOĞAN ŞEHİR: BEYRUT’A GİTMEDEN ÖNCE BİLİNMESİ GEREKENLER

‘’Küllerinden Doğan Şehir’’ olarak anılan Beyrut, 1.5 milyonun üzerindeki nüfusuyla Lübnan’ın başkenti ve en büyük şehri olma özelliği taşıyor. Beş bin yıldan fazla tarihiyle dünyanın en eski şehirlerinden olan bu şehir, aynı zamanda özellikle son yıllarda en çok tercih edilen seyahat rotalarından biri. Peki Beyrut’a gitmeden önce bilinmesi gerekenler neler?

BEYRUT GÜVENLİ BİR ŞEHİR Mİ?

1975’te başlayıp 1990’a kadar 15 yıl boyunca devam eden ve tarihin en trajik savaşlarından biri olan Lübnan İç Savaşı, Beyrut’u hayalet bir şehir konumuna getirmişti. Zamanında kardeşin kardeşi vurduğu, sokakların kan gölü içinde olduğu bir ülke en hızlı ve en güzel şekilde ancak bu kadar toparlanabilirdi. Savaşın etkilerini hala sokak aralarında gözlemlemeniz mümkün fakat Beyrut küllerinden yeniden doğdu, büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Ülke içerisinde tanınmış 18 dini grup var. Fakat bu gruplar eskiden olduğu gibi savaş içerisinde değil. İçiniz rahat olsun, Beyrut’a güvenli bir şekilde seyahat edebilirsiniz. Fakat yine de her zaman dikkatli olmakta fayda var.

BEYRUT’A NASIL ULAŞILIR?

Beyrut’a Türkiye’den direkt uçuşlar mevcut. biletall.com.tr’den biletlerinizi en uygun fiyatlara aldıktan sonra vizesiz bir şekilde Lübnan’a seyahat edebilirsiniz. Tek yapmanız gereken ülkeye girerken ve çıkarken giriş ve çıkış kartlarını doldurmak.

BEYRUT’TA YEME-İÇME NASIL?

Lübnanlıların damak tadı Türklerin damak tadı ile oldukça benzer. Bu nedenle Beyrut’a seyahat ettiğinizde yeme-içme problemiyle pek karşılaşmayacaksınız. Beyrut’un kendine has yemek ve içeceklerini tadabileceğiniz birçok restoran da mevcut. Önceden kısa bir araştırma yaparak bu restoranlar hakkında bilgi edinebilirsiniz.

YANINIZA ALMANIZ GEREKEN ŞEYLER NELER?

Beyrut’a giderken yanınızda her zaman seyahate çıkarken bulundurduğunuz eşyalarınızı götürmeniz yeterlidir. Seyahate çıkarken yanınıza almanız gereken 9 önemli eşyayı öğrenmek için buraya tıklayın.

KİMLERLE GİDİLEBİLİR?

Gece ve eğlence hayatıyla da tanınan Beyrut’u tercih eden insanların çoğu genç kesimden oluşmaktadır. Fakat Beyrut’ta 7’den 70’e herkes bulunmaktadır. Dolayısıyla ailecek bu güzel şehirde güzel bir tatil geçirebilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

CORNİCHE’TE GEZİNTİ

Havana’daki Malecón, Küba için ne anlam ifade ediyorsa, Beyrut’taki Corniche’in Lübnan için önemi konusunda da aynı şeyleri söyleyebiliriz.

Suriye ve Lübnan’ın Fransız mandası altındayken inşa edilen bu 4,8 kilometrelik uzun gezinti alanı, Akdeniz’in dalgalarını Beyrut caddelerinden uzak tutuyor ve uzaktaki Lübnan Dağı’nın zirvelerinin hoş manzaralarını sunuyor.

Burada yürüyüş, koşu ve paten yapabilir veya dalgalı sulara olta atan yaşlı balıkçılara eşlik edebilirsin ama Raouché semtinin sahilinin açıklarında yer alan iki doğal kaya oluşumu olan güvercin kayalıklarını görmeden buradan ayrılmamalısın.

GEMMAYZEH VE MAR MİKHAEL

Eğer biraz havalı bir yere gitmek istiyorsan adresin Gemmayzeh. Nezihleştirilmiş ama yapmacıklıktan uzak, gösterişsiz ama kolaylıkla erişilebilen bir semt olan Gemmayzeh, sayısız dar sokağa ve tarihi bir mimariye ev sahipliği yapıyor.

Burası ayrıca Beyrut’un sokak sanatı açısından zengin yerlerinden de birisi.

Gemmayzeh’ten biraz kuzeye doğru ilerlediğinde, bar ve kafelerin yüksek seslerinin eşliğinde o bar senin bu bar benim gezebileceğin coşkulu Mar Mikhael semtine ulaşacaksın.

Hazır bölgedeyken ünlü renkli merdivenleri ziyaret ederek Beyrut gezine renk katabilirsin.

SFEİR SEMLER GALLERY

Sfeir Semler Gallery, modern sanatlara odaklanıyor ve önemli Arap sanatçıların eserlerine yer vermek amacıyla özellikle de kavramsal ve minimal sanatlara önem veriyor.

Telaş dolu caddeler ve gürültü bunaltıcı gelmeye başladığında, burası bazı simgesel eserlerin eşliğinde rahatlamak ve düşüncelere dalmak için mükemmel bir yer.

SHATİLA MÜLTECİ KAMPI 

Beyrut’a dair rehberlerde pek karşılaşmayacağın bir öneri olsa da, ülkelerindeki savaş ve çekişmelerden kaçan binlerce Filistinliyi, Suriyeliyi ve diğer Arap ülkelerinden insanları barındıran mülteci kamplarından birini ziyaret etmeden Lübnan ziyaretin tamamlanmış sayılmaz.

Şehrin diğer niteliklerinin yanı sıra, bu da Beyrut’un görünmesi gereken yüzlerinden biridir.

Shatila’yı ziyaret etmek belirli riskleri de beraberinde getiriyor, bu nedenle ziyarete karar vermeden önce araştırmanı iyi yapmalı ve ziyaretini gerçekleştirmene yardım edecek STK’lardan biriyle iletişime geçmelisin.

Ziyaretin sırasında da bölgenin sakinlerine saygılı olmalı ve fotoğraf çekmeden önce izinlerini almalısın.

HORSH BEİRUT

Lübnan iç savaşından sonra uzun bir aranın ardından 2015’te halka açılan Beyrut’un en büyük parkı Horsh Beirut bacaklarını uzatıp dinlenmen için harika bir yer.

Bir zamanlar kilometrelerce uzanan yemyeşil bir ormanlık alan olan Horsh Beirut gösterişinin bir bölümünü kaybetti ve artık eskisine göre çok daha küçük ama yine de enerji toplamak için kullanılabilecek ideal bir rahatlama noktası.

İKİ BİNANIN HİKAYESİ — THE EGG BİNASI VE MOHAMMAD AL-AMİN CAMİİ

Lübnan’daki iç savaş Beyrut’ta da önemli izler bıraktı. Bu izleri görmek için de henüz inşa halindeyken bombalanan çoklu şehir merkezi kompleksinden daha iyi bir yer yok.

Bu harabelerin ortasında ise bir zamanlar büyük bir sinema olacakken şimdi bir beton yığını halinde duran The Egg yer alıyor. The Egg binasının içine giremeyecek olsan da, yaydığı melankoli, güzellik ve belirsizlik hislerinin karışımını fark edebileceğin kadar yaklaşabilirsin.

The Egg binasına şehrin yerlileri özel bir sevgi besliyor ve Beyrut mimarisinin daimi bir öğesi olması için de kampanya başlatıldı.

Şimdilik, Mohammad Al-Amin Camii’nin gölgesinde ve olası yeniden inşa planlarıyla sallanan belirsiz bir geleceğin ortasında asi bir şekilde ayakta duruyor.

1998’de açılan bu gösterişli cami ise 72 metrelik yüksek mavi minareleriyle Beyrut şehir siluetini süslüyor ve şehrin 70’lerdeki iç savaşın ardından tekrar ayağa kalkmasının sembollerinden biri olarak kabul ediliyor.

İstanbul’daki Bizans döneminden kalma Ayasofya Camii’nin şekline benzetilerek inşa edilen bu cami, dıştan yansıttığı görkemini ayrıntılı iç dekorasyonuyla tamamlıyor.

BEYRUT GECELERİ

Rakipsiz bir gece kulübü ortamı sunan Beyrut, konu gece hayatına geldiğinde Orta Doğu’nun büyük bölümüne göre oldukça liberaldir.

Dev bir yeraltı mezarını andıran bir yer olan ve elektronik müziğin en büyük isimleri tarafından sıkça ziyaret edilen B 018 , diğer pek çok bar ve gece kulübü arasından Beyrut gece hayatının en önemli mekânlarından biri olarak sıyrılıyor.

Gün ağarırken, bu dev yeraltı mekânının çatısı katlanarak açıldığında arkana yaslanarak güneşin doğuşunu izleyebilirsin.

B 018’e rakip olan ve Beyrut’un merkez semtinde yer alan O1NE Beirut ise şehrin ziyarete değer bir başka önemli gece kulübüdür. Gece kulübünün iç bölümü, etkileyicilik açısından renkli sokak sanatı tasarımlarıyla örtülü simgeleşmiş dış tasarımını aratmıyor.

Daha az gösterişli bir gece için Beyrut’un ana caddelerinden biri olan Hamra caddesindeki daha küçük pub ve barları tercih edebilirsin. Burada aynı zamanda gündüz saatlerinde uğrayabileceğin çok çeşitli mağaza ve kafeler de var.

ARZU YATAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.