Oslo’da Nerede Kalınır? En İyi Otel Tavsiyeleri 2024

Norveç‘in güzeller güzeli Oslo şehrini seneler evvel bir gün gazetede dünya yaşam standartlarıyla ilgili bir haberde gördüm. Adını ilk o zaman duydum. Sonra Röyksopp’la tanıştım. Oslo nerede, Oslo’ya nasıl gidilir, Oslo’da ne yenir ne içilir diye ararken o topraklara bir merak saldım. Ardından muhtelif zamanlarda karşıma çıkan yazılar, fotoğraflar, defalarca izlenen kutup ışıkları videoları. Derken uzunca bir süre tarihi koyulamadan ertelenen bir tatil hedefine dönüştü: İlk fırsatta Oslo’ya gideceğim; en çok görmek istediğim yer Norveç; birgün mutlaka Norveç’i gezeceğim gibi. Nihayet 2014’te dilimden düşmeyen bu istek için üzerimdeki ölü toprağını attım ve tek başıma gitmek üzere planlamaya başladım… İşe yeni başladığımdan önümde  tek fırsat Kurban Bayramı tatili vardı ve Oslo-Bergen, Oslo Trömso, Stockholm-Oslo gibi 5 gün 4 gecede iki şehir birden mi görsem diye kararsızlıklar yaşadım. Ama en sonunda koşturmadan, sakince 5 günü tek bir şehirde geçirmeye karar verip gidiş-dönüş biletimi aldım.

Ekim ayında, İstanbul’da hava türlü dengesizlikler yaparken Oslo’da da benzer tutarsızlıklara doğru uçağıma bindim. İstanbul’dan havalanırken gördüğüm şey pek çok kişinin bildiği manzara: çok şeritli yollar, çirkin çatılar, boğuk, gri bir manzara… Ve gerisi malumunuz 4 saate yakın bir süre bulutlar arasında süren bir yolculuk. Cam kenarında oturduğum ve yanımdaki yolcular uyuyor diye hiç yerimden kalkamadığım için kendime homurdanırken pilot Oslo’ya giriş anonsu yaptı. Sanırım güneşliği açtığımda gördüğüm güzelliği ömrüm boyunca unutamam. Bir şehir ki, bir masalın maketi adeta. Kırmızıyla yeşil arasında uzanan onlarca renge bürünmüş ağaçlar, beyaz çitlerin ortasında renkli çatılarıyla evler; evlerin etrafından dolaşıp birbirine karışan nehirler… Şehir dışından merkeze doğru evler ve binalar daha da yoğunlaşsa da, görüntünün rengi hiç değişmiyor… Hep yeşil, mis gibi doğa.

Oslo, giden pek çokların da söylediği gibi çok büyük bir şehir değil. Mutlaka görülmesi gereken müzeleri, parkları, galerileri 2 tam güne sığdırılabilir. Ama söz konusu olan doğanın kalbinde varlığını devam ettiren medeni bir şehir. Bunun tadını çıkarmak, bir bankta huzurla oturmanın keyfine varmak, şehrin sayfiye bölgelerinde kalan piknik alanı, orman ya da göl kenarı gibi noktalarda birkaç saat yürüyüş yapmak için 4 gün son derece ideal.

DSC_0221-1024x685

Oslo önerilerimin ilk yazısında şehrin sokakları, açık alanları, popüler muhitlerinden bahsedeceğim. Ancak başlamadan önce şehrin genel olarak verdiği izlenimden bahsederek hakkındaki rivayetlere bir açıklama getireyim. Öncelikle sanıldığı gibi sıkıcı bir şehir değil. Ama Avrupa şehirlerinden aşinalıkla Oslo’dan görkem beklemeyin. Oslo bana göre son derece kendi halinde. Doğanın tam ortasında sahip oldukları medeniyete yetecek kadar geliştirilmiş bir şehir örneği. Merkezdeki bir iki AVM, iş merkezi gibi binalar 90’lı yılların Ankara kasvetine sahip. Kendini yenilemek, süslemek gibi bir derdi yok; “burası Oslo” diye çığırtkan bir gösterişi şehrin hiçbir yerinde göremezsiniz. Kaldırım yaparken yeşil alana dokunulmamış ya da parklarda, bahçelerde Viyana, Paris veya Almanya’nın herhangi bir şehrindeki gibi süslü ve bakımlı bir bahçe düzenlemesi göremezsiniz. Çünkü ayrım çok basit; burası İskandinavya ve insanlar ağaçları, doğayı yönetilmesi gereken bir meta olarak görmüyorlar gibi. Bu denli minimal bir diyardan bakınca Avrupa bile gözünüze “gösteriş meraklısı” diye batıyor hatta.

En büyük yanılgılardan biri de yerel halkın soğuk sanılması. Depresif, asık yüzlü, soğuk bir insan topluluğu var sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bir kere gümrük polisinden galeri memuruna kadar inanılmaz kibar insanlarla karşılaştım. Güler yüzle konuşuyor ve çok nazik davranıyorlar. Kimsenin görgü, asalet kastığı yok. Gecenin 3’ünde sokakta nara atanı gördüm misal. Zararsız, beklentisiz ilişkiler kuruyorlar. Tabii Oslo’ya yerleşirseniz arkadaş canlısı olmadıklarını görürsünüz. Çünkü hayatları kendilerine yetecek standartta. Aileleri, mevcut arkadaşları, işleri, kazançları, sosyallikleri kendilerine yetiyor. Yeni bir arkadaşlığa ihtiyaç duymadıkları için yeni biriyle yakın ilişkiler pek söz konusu olmuyor.

DSC_0717
Ve gelelim en büyük rivayete. Pahalı mı? PAHALI KERE PAHALI! Ama bu durum Türk parası kazanıp giden ve kur hesabı yapan biri için değil, Norveçliler için bile geçerli. Dönemsel alışverişlerini Stockholm’den, Kopenhag’dan yapıyor; mekanda alkol içmekten kaçınıyorlar. Bu yüzden haftasonları tenha sokaklarda yürürken evlerden yüksek kahkaha, müzik sesi, eğlence gürültüsü sokağa taşıyor. Çünkü herkes içkisini alıp birinin evinde toplanıyor ve müzik dinlemeye evde içtikten sonra gidiyorlar. Ya da Danimarka’dan gelen kruzlarda alkol daha ucuz olduğu için bütün alkolik Oslo’lular bu gemilere doluşuyorlar (fiyort turunda rehber söyledi) 🙂 Not ettiklerim kadarıyla yeme-içmeye ne ödediğimi görünce anlayacaksınız zaten.

5 günlük Oslo gezimde edindiğim izlenimleri ve önerilerimi, yazarken ayarı kaçırdığım için üç bölüm olarak yayınlıyoruz. Şu an okumakta olduğunuz birinci bölümde şehirde dolaşılacak muhitler, gidilebilecek parklar, bahçeler ve görülmesi gereken müzeler yer alıyor. Diğer yazılarda ise müze ve galeriler ile yeme-içme ve alışveriş önerileri/deneyimleri hakkında bilgi bulabilirsiniz.

oslo-gezisi-kesfettik-01

O zaman başlayalım… Gökyüzünden bakıldığında yemyeşil bir ormanın ortasında sakin, sessiz, doğa karşısında haddini bilen bu şehrin tadını yürüyerek çıkarmalı. Zaten banliyö bölgesinde kalan birkaç müze ve gezilecek yer haricinde çoğu nokta birbirine çok yakın konumda. Uçaktan iner inmez, müze girişlerinde ve ulaşımda (havaalanı ve şehir merkezi arasındaki seferi yapan tren hattı hariç tüm metro, tren, tramvay ve otobüslerde geçerli) kalacağınız süreye uygun Oslo Pass kart alıp serüvene başlamalı (Ben 535 kron karşılığında 4 günlük seçeneğinden aldım) ve şehir merkezine gitmek üzere trene binmeli(170 kron)… Yarım saat kadar sonra Oslo’nun kalbindesiniz! Ve işte yapabilecekleriniz…

Oslo’da nerede kalınır? sorusuna cevap vermeden önce biraz Oslo’yu tanıyalım. Metropolitan bir başkent olan Oslo, aynı zamanda Norveç’in en modern ve en büyük şehri olarak da öne çıkıyor. Opera Binası, Astrup Fearnley Müzesi ve Barcode gibi büyüleyici mekanlara ev sahipliği yapan Oslo, doğal güzellikleri ile de göz dolduruyor. Şehir merkezi, yürüyerek ya da bisikletle güvenli bir şekilde gezilebiliyor. Kapsamlı toplu taşıma sistemi de şehrin tamamının arabasız erişilebilir olmasını sağlıyor. Dünya standartlarında müzelere otellere, restoranlara ve kulüplere sahip olan başkentte canlı bir hayat sizleri bekliyor.

Oslo’da nerede kalınır?

Oslo, başta Karl Johans Gate olmak üzere merkezden çevreye doğru uzanan geleneksel bir Kuzey Avrupa mimarisi ile şekilleniyor. Oslo’da hem konaklayabileceğiniz hem de doyasıya gezebileceğiniz başlıca 4 bölge şu şekilde sıralanıyor:

1. Karl Johans Gate ve Şehir Merkezi

Oslo’nun ana tren istasyonundan Royal Castle’a kadar uzanan Karl Johans Gate, şehrin ana caddesini oluşturuyor. Alt ucunda trafiğe kapalı bir alışveriş bölgesi olan ana cadde, neoklasik tarzda görkemli binalarla çevreleniyor. Oslo’nun en lüks otellerinden birçoğu da burada bulunuyor.

2. Akershus Kalesi ve Kvadraturen

Opera Binası ile Karl Johans Kapısı’nın güneyindeki bu mahalle, Oslo’nun en eski bölgelerinden biridir ve Oslo’nun ortaçağ kalesi olan Akershus Festning‘in hakimiyeti altındadır. Sakin ve huzurlu bir yaşamın hüküm sürdüğü Kvadraturen’da müzeleri ve eski yapıları ziyaret edebilirsiniz. Astrup Fearnley Modern Sanatlar Müzesi’nde Charles Ray, Jeff Koons ya da Damien Hirst gibi eserleri görebilir ya da Mimari Müzesi’nde sergilenen tam ölçekli Norveç yapıların modellerini hayranlıkla izleyebilirsiniz.

3. Grönland ve Grünerlökka

Ana tren istasyonunun hemen kuzeyinde bulunan Vibrant Grønland çok kültürlü ortamı ile biliniyor. Geleneksel anlamda işçi sınıfı bir bölge olan Grünerløkka ise küçük butikleri, sanat galerileri ve popüler kafeleri ile oldukça ilgi çekiyor. Grünerløkka’da uygun fiyatlarla konaklayabileceğiniz çok sayıda otel ve pansiyon da yer alıyor. Oslo’da farklı bir yer arıyorsanız, Akerselva’nın doğusunda bulunan bu iki ilçeden birini tercih edebilirsiniz.

4. Majorstua

Majorstua‘dan şehir merkezine (Bogstadveien ve Hegdehaugsveien) devam eden ana yol; barlar, restoranlar ve mağazalar için zengin alternatifler sunuyor. Frogner parkına yürüme mesafesinde olan Majorstua bölgesinde ilginizi çekebilecek çok sayıda açık alan ve ilginç yapı da yer alıyor.

Oslo’da Konaklama Yapabileceğiniz Otel Tavsiyelerim

Oslo’da nerede kalınır? diye düşünmeyin. Norveç’in başkentinde her zevke ve bütçeye hitap eden 200’den fazla otel bulunuyor. Otellerin kalitesi ise genel anlamda çok iyi. Oslo’da The Leading Hotels of the World’ün tek Norveçli üyesi olan Hotel Continental de dahil olmak üzere birçok tanınmış otel yer alıyor. Mesela, kentin simgelerinden biri olan 37 katlı yüksek Radisson Blu Plaza Hotel, Kuzey Avrupa’nın ikinci en uzun oteli olma unvanını koruyor. Tarihi Grand Hotel, Scandic Karl Johan ve Thon Hotel Opera ise Oslo’da tercih edebileceğiniz en ünlü oteller arasında gösteriliyor.

 3★ Citybox Oslo

Oslo otel tavsiyesi Citybox Oslo

Fiyat performans anlamında şehrin en iyi otelleri arasında bulunan Citybox Oslo, şehir plajına 9-10 dakikalık mesafede, merkez istasyona da sadece 250 metre mesafede yer alıyor. Ayrıca bu mütevazı otelden Karl Johans Gate alışveriş caddesine de kolaylıkla ulaşabilmek mümkün oluyor. Toplamda 8,3 booking puanına sahip olan otel, uygun fiyatlarla Oslo’da nerede kalınır? diye merak eden herkese güzel bir alternatif sunuyor.

3★ Hotell Bondeheimen

Oslo otel tavsiyesi Hotell Bondeheimen

Tinghuset Tramvay Durağı, Ulusal Galeri ve Karl Johans Gate’e oldukça yakın bir konumda bulunan Hotell Bondeheimen, Norveç mimarisinin ve geleneklerinin izinden gidiyor. Otel içerisinde Wi-Fi İnternet, kablo TV, kahve makinesi ve 24 saat açık resepsiyon gibi hizmetlerin yanı sıra geleneksel Norveç mutfağının en leziz örnekleri de eksiksiz olarak sunuluyor.

3★ Scandic Karl Johan

Oslo'da nerede kalınır Scandic Victoria

Bölgedeki turistik mekânlar arasında yer alan Kraliyet Sarayı, Parlamento Binası ve Akershus Kalesi’ne yürüme mesafesinde yer alan Scandic Karl Johan Otel; modern, temiz, rahat ve huzurlu bir konaklama yapmak isteyen herkese hitap ediyor.

4★ Radisson Blu Plaza Hotel Oslo

Oslo otel tavsiyesi Radisson Blu Plaza Hotel

Oslo’da nerede kalınır? sorusuna mutlaka modern bir şehir oteli olsun diye yanıt verenlerdenseniz Radisson Blu Plaza Hotel Oslo, tam olarak size göre diyebilirim. Oslo’nun kalbinde yer alan 37 katlı bu modern otel, booking.com’da da 8,3 gibi yüksek bir puan alıyor. Radisson Blu Plaza Hotel Oslo’da; ücretsiz İnternet, sauna, yüzme havuzu, bilardo salonu ve zengin kahvaltı seçenekleri gibi hizmetlerden eksiksiz olarak yararlanabilirsiniz.

4★ Scandic Victoria 

Oslo'da nerede kalınır Scandic Victoria

Özgün tasarıma sahip odaları ve ferah ortak kullanım alanları ile öne çıkan Scandic Victoria Otel, merkezi konumu sayesinde özellikle yalnız gezginlerin Oslo’da en çok tercih ettiği oteller arasında bulunuyor. Kraliyet Sarayı ve Merkez İstasyon arasında mükemmel bir konuma sahip olan otelde kablosuz İnternet, çay-kahve makinesi, bar ve kahvaltı gibi hizmetler de yer alıyor.

4★ Thon Hotel Opera

Oslo'da nerede kalınır Thon Hotel Opera

Oslo Merkez İstasyonu’na ve Opera Binasına oldukça yakın olan Thon Hotel Opera, mükemmel manzarası ile göz dolduruyor. Hem kahvaltıda hem de ana yemeklerde Norveç mutfağının eşsiz lezzetlerini tadabilmek mümkün oluyor.

5★ Hotel Continental

Oslo otel tavsiyesi Hotel Continental

Hem lüks hem de prestijli konaklama ihtiyaçlarını eksiksiz olarak karşılayan Hotel Continental, Ulusal Tiyatro Binası, Kraliyet Sarayı ve şehrin ana caddesi Karl Johan ile iç içe bulunuyor. Birbirinden farklı olarak dekore edilen odalar ve kaliteli hizmet anlayışı otelin premium konaklama olanaklarını çeşitlendiriyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir