Psikopat ve Narsist davranış bozukluğunun 5 işareti Ortak davranış kalıpları

Yaşamınızda size “iyi gelmediği” için bir ilişkinizi bitirmeniz (veya sınırlandırmanız) gerekti mi? Böyle bir durum söz konusu olduğunda, size iyi gelmeyen kişinin, psikopati ve/veya narsist davranış bozukluğundan mustarip olup olmadığını tespit etmek, kendinizi korumanın en önemli yoludur. Bu makale bu davranış bozukluğunu tespit edebileceğiniz 5 temel işareti özetlemek için kaleme alınmıştır.

En iyisi bu kişileri zamanında (fazlaca yakınlaşmadan) tespit etmektir ancak tabi ki zararın neresinden dönülse kardır. Tespit her aşamada faydalıdır. Çünkü tespit bu tip karakterlerin manipülasyonundan korunmanızda büyük bir fayda sağlar.

Ortak davranış kalıpları;

Psikopatlar ve narsistler arasında birçok fark vardır. Narsistler kendilerini başkalarına kıyasla aşırı derecede değerli bulma eğilimindedirler. Psikopatlar ise pişmanlık duymaksızın; fiziksel, zihinsel, duygusal, psikolojik ya da maddi olarak diğer insanlardan yararlanabilirler. Bu makale bu iki davranış bozukluğunda da gözlenen ortak davranış kalıplarını özetlemektedir.

1. Yakınlaşma konusunda olağanüstü taktikler uygulayabilirler!

Henüz tanışmış olduğunu birine en başarılı finansal yatırımınızı, en acıklı aile hikayenizi veya büyük bir dirayet göstererek üstesinden geldiğiniz ölümcül hastalığınızı anlatır mısınız? Tabi ki hayır ama narsistler ve/veya psikopatlar bunu sıklıkla yaparlar. Bu hikayelerde kendilerini tıpkı bir film yıldızı gibi ya son derece savunmasız ya da tam tersine çok güçlü gösterirler. Kişisel sırların ifşa edilmesi tarafların yakınlaşmasını ve samimi bağların tesis edilmesini daha hızlı sağladığından manipülasyon da daha hızlı bir şekilde başlayabilir.

2. Ya hep ya hiç!

Yeni tanıştığım birinin bütün sırlarını ifşa eden bir konuşma yapması, benim için nasıl bir tehdit olabilir diye düşünebilirsiniz. Haklısınız. Biri hakkında çok şey öğrenmek bir dezavantaj olamaz fakat sosyal ilişki tek taraflı kalamaz. Birisi hakkında çok şey öğrendiğimizde, o insanı iyi tanıdığımız izlenimine kapılırız. İyi tanıdığımız birinin sorularına da daha açık kalplilikle cevap veririz. Böylece iyi tanıdığımızı sandığımız bu yabancı, birkaç dakika içinde bizim için en can sıkıcı şeyin ne olduğunu öğrenir. Hiç gecikmeden yardım teklif eder. Artık karşınızda iyi tanıdığınız, sizi anlayan ve yardıma hazır biri vardır. Kısa bir süre içinde böylesine yakınlaştığınız birisi varsa bu kişinin psikopatik ve nasistik davranış bozukluğu olup olmadığı sorusunu aklınızın bir ucundan sakın çıkarmayın!

Ancak bazen bu kişiler tam tersine (avına hissettirmeden yaklaşmayı çok iyi bilen bir avcı gibi) hiç soru sormaz, herhangi bir hamle yapmıyor izlenimine yol açarlar. Sohbet tamamen onun etrafında gelişir. O kişi hakkında giderek daha çok şey öğrendiğinizi düşünürken aslında o tepkilerinizi değerlendirerek sizin hakkınızda daha fazla bilgi toplamıştır.

3. Tekrarın gücü, tekrarın gücü, tekrarın gücü!

Onları dinlerken déjà vu yaşadığınızı düşünebilirsiniz oysa aslında olan gerçekten hikayelerin tekrar tekrar anlatılmasıdır. Bu kişiler kendilerini ifşa ettikleri bu hikayeleri tamamen yalan olsa bile adeta otomatik pilota bağlamışçasına kelimesi kelimesine aynı şekilde defalarca anlatabilirler.

4. “Bir iyilik” yapar mısın?

Amerikan Psikiyatri Derneği tarafından kaleme alınan “Ruhsal Bozukluların İstatistiksel Teşhis Rehberi”nde de bildirilmiş olduğu gibi “küçük bir iyilik” isteme son derece sık başvurulan bir taktiktir. Deneysel çalışma sonuçlarına da yer verdiğimiz “Benjamin Franklin Etkisi” başlıklı makalemizde de belirtmiş olduğumuz gibi birisi için bir iyilik yapmak, o kişinin gözümüzdeki değerini artırır. İyilik yaptığımız kişiyi daha sempatik buluruz. İşte bu nedenle bu ikisinde “küçük bir iyilik isteme” davranışına sıklıkla rastlanır.

Birine bir iyilik yaptığımızda ilişkimizde birbirimize doğru yeni bir adım atmış oluruz ancak eğer karşımızdaki kişi psikopatik ve/veya narsist davranış bozukluğundan mustaripse ayaklarımızın altındaki zemin oldukça kaygandır.

5. Tepki testi

Sıklıkla görülen bir başka davranış kalıbı ise denge sarsıcı davranışlardır. Örneğin ailenizle ilgili bir şey anlatırken şöyle bir tepki verir: “Ailenin en zeki kişisi olmak çok zor olmalı.” Bu cümle bir tarafı ile şahsınızı överken bir yanı ile ailenize yönelik gizli bir aşağılama içermektedir. Böyle bir cümle karşısında nasıl bir tepki vereceğimizi genellikle bilemeyiz zira bu da psikopat/narsist kişinin uygulamakta olduğu başka bir testtir. (Bu aşamada kendimiz için ayağa mı kalkacağız yoksa onun lehine sessiz mi kalacağız?) Aslında onlar bunu kötülük olsun diye yapmazlar. Bunu daha çok “sağı solu belli olmaz” görünmek için yaparlar. Bir defa küçümseyici veya kibirli davranışlarına şahit olursak bu durum giderek artan ve derinleşen bir sıklıkta tekrarlanır. Daha fazla içine gömülmeyi beklemeden uzaklaşmanın yolunu aramalıyız.

Sonuç

Aslında hemen herkeste bu tip insanları teşhis etme ve bunlarla mücadele etme konusunda adı konulmamış doğal refleksler vardır. Zaten bu insanları çoğunlukla derhal fark eder ve onlara karşı temkinli davranırız. Ancak kaçınamadığımız ve kendimizi böyle ilişkiler içinde bulduğumuz zamanlarda da eninde sonunda gerekeni yapabiliriz.
Çünkü bu tip insanlar ne kadar yetenekli ve zeki olurlarsa olsunlar, empati duyguları zayıf olduğundan en nihayetinde onları teşhis edebilir ve gereken aksiyonları alabiliriz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir