Romanya’ya Gittiğinizde Göz Atmanız Gereken Yerler 2024

Romanya, henüz gezginlerimizin radarına girmiş gibi görünmese de, dünyada popülaritesi hızla artan çok sayıda atraksiyona sahip. Büyüleyici ve çeşitli doğal zenginlikleri ve iyi korunmuş etkileyici tarihi mirasıyla ziyaretçilere pek çok destinasyon seçeneği sunan ülkeye gelen yabancı turist sayısı 2017’de 2.6 milyonu geçti. Yabancı turist sayısı 2015 ve 2016’da sırasıyla 2.2 ve 2.47 milyon olmuştu. Romanya‘yı ziyaret eden yabancı turistlerin gezi listelerinde yer alan yer ve mekanlarsa birbirinden renkli ve şaşırtıcı. Bunlardan en popüler 18 tanesini içeren listemizi kısa ve öz bir Romanya kılavuzu olarak görebilirsiniz ve Balkan Yarımadası üzerinde yer alan Romanya, nereden baksanız tezatlıklar ülkesidir. Romanya; Eski Sovyet Bloku ülkesi, Romalıların adını verdiği ülke, Macarlar ve Osmanlılara ait bir ülke… Eski kasabalar, kayak yapma imkanı sunan dağlar ve gelişen bir modern sanat topluluğu ile dolu bir ülke.  Romanya, belki de dünyanın ne meşhur vatandaşına sahip. Herhalde Transilvanya’da yaşayan Drakula’yı herkes sima olarak tanıyordur.  Romanya’da gezilecek yerleri seçmek çok kolay değil. Biz de gezginlerin en çok tavsiye ettiği yerleri sizin için bir araya getirdik.

Sighişoara

Transilvanya’da yer alan Sighişoara, Romanya’da ziyaret edilecek en iyi yerlerin başında gelir.  12 yüzyılda, sınırı savunmak için Macar Kral tarafından Transilvanya Saksonlar ile Alman esnaflar kente davet edilmiş. Gelişmiş bir ticaret şehri inşa edilen yerde, bugün pazar yerleri ve kale görülebiliyor. Kale iki yüzyıl sonra tekrar genişletişmiş. Eski kalenin içinde her temmuz bir Ortaçağ Festivali kutlanıyor.  Ayrıca 1556 yılında inşa edile n 64 metrelik saat kulesi, kentin görülmesi gereken mimari eserlerindendir.III. Vlad (Kazıklı Voyvoda veya Kont Drakula olarak da bilinir) doğum yeri olan kasaba rengarenk evleri, şirin sokakları ve sevimli kafeleriyle turistleri çekiyor.

Transfagaraşan

Karpat Dağları’nın güney kısmındaki bu bol dolambaçlı otoyol, dünyanın en şahane manzaralı ve heyecanlı sürüşlerinden birini sunuyor. Şöhreti otomobilli gezginler arasında neredeyse “Drakula” kadar yaygın.

Corvin Şatosu

15’inci yüzyılda yapılan Gotik şato, asma kapılı girişi ve çevresindeki hendekle resmen masallardan fırlamış gibi. İçi de dışı gibi ürkütücü görünen şatoyu gezerken çocuklarınızı yanınızdan ayırmamanızı tavsiye ederiz.

Sibiu

yoldasin-romanya-transilvanya-Sibiu

Erdel bölgesinde yer alan Sibiu, bir zamanlar Macaristan’ın bir parçası imiş. Tarihi 12. yüzyıla kadar uzanan şehir, Drakula ve diğer vampirlerle bağlantısı olan bu bölge, her yıl fantastik karakterler görmeye gelen ziyaretçileri ağırlar. 15. yüzyıldan kalma büyük meydana sahip olan kent, Brukenthal Sarayı ve dünyanın en eski müzelerine sahiptir. Barok mimarinin hakim olduğu yerde, şehri savunmak için kullanılan eski surların kalıntıları ziyaret edilebiliyor.

Braşov

Romanya’nın  merkezinde kalan Braşov, modern yaşamın dinamikleriyle eski dünya yaşamının renklerini bir araya getiren bir şehirdir. Karpat Dağları ile çevrili şehir, kayak ve buz pateni tesislerine sahiptir. 17. yüzyıldan çıkan yangında duvarları kararan gotik tarzdaki Siyah Kilise, Braşov’un görülmesi gereken yerlerindendir. Ayrıca şehrin ziyaretçileri uzun ve dap dar sokaklardan gezmeden gelmemelidirler.

Boyalı Manastırlar

Romanya’nın kuzeydoğusunda yer alan Bukavina, Ukrayna ile Romanya arasında paylaşılmış bir şehir. Boyalı Manastırlar ise görenleri hayran bırakacak derecede güzel ve sıra dışıdır. 15. ve 16. yüzyıllarda dış duvarları freskler ve Hıristiyanlık inancı figürleri ile süslenen duvarları cennet, cehennem, melekler ve iblisler gibi bir çok sahneyi canlandırıyor. Günümüze kadar en iyi korunanları arasında Moldovita, Patrauti, Probota, Suceava, Sucevita ve Voronet manastırları yer alıyor.

Bükreş

Romanya’nın başkenti, zıtlıkları bir arada görebileceğiniz bir şehir. Eski ile yeninin içi içe geçtiği Bükreş, komünist tarzı binalar, asırlık yüksek mimariler ve modern yapıları görebileceğiniz bir yer.  1100 odalı, 86 metre yükseklikteki 12 katlı Parlamento Binası, meşhur dar sokakları ve Ortaçağ kiliseleri başkentin başlıca görülmesi gereken yerlerden.

Bükreş Parlamento Sarayı

Dünyanın Pentagon’dan (ABD Savunma Bakanlığı) sonra en büyük ikinci kamu yönetim binası olan Parlamento Sarayı’nda, büyük paralar harcanarak dekore edilmiş 300’den fazla oda var. Yakın geçmişte Romanya’yı yöneten diktatör Çavuşesku tarafından yaptırılan ak renkli saray bugün faşizm, yolsuzluk ve hıyanetin sembolü olarak halkın ziyaretine açık.

Balea Gölü

Orta Romanya’daki Făgăraș Dağları’nda bulunan buzul gölü, deniz seviyesinden 2034 metre yukarıda. Kıyılarındaki iki köşk hem manzarayı zenginleştiriyor hem de turistlere kısa süreli konaklama imkanı sunuyor.

Târgu Mureş Kültür Sarayı

Kentin o zamanki valisi tarafından 1911-1913 arasında yaptırılan Kültür Sarayı, Art Nouveau mimarisinin ülkedeki en güzel örneği. Yıllar boyunca kütüphane ve güzel sanatlar okulu olarak kullanılan bina bugün sanat sever turistlerin mutlaka uğraması gereken bir kültür merkezi.

Rosu Gölü

Karpatlar’ın doğusundaki Kızıl Göl (Lacul Roșu) aslında pek “kırmızı” görünmese de çevredeki dağ ve ormanların manzaralarıyla nefes kesen bir outdoor gezi noktası.

Köstence Kumarhanesi

Karadeniz kıyısındaki Köstence’de kumarhane (casino) olarak 1910’da açılan bina, tam bir Art Nouveau sanat eseri. II. Dünya Savaşı sırasında hastane olarak kullanılan bina bugün neredeyse terkedilmiş durumda.

Sarmizegetusa Regia

Dacia’nın (eski Romanya) MÖ ve MS ilk yüzyıllardaki başkentinin kalıntıları özellikle yerli turistlerin uğrak noktası. Kral Decebalus tarafından kurulan başkent, Romalılar tarafından ikinci yüzyılın başlarında Dacia’nın tamamıyla birlikte ele geçirildi.

Cimitirul Vesel

romanya şen mezarlıkHalk sanatının en güzel sergilerinden biri olan Cimitirul Vesel (Şen Mezarlık), Avrupa’daki en “turistik” mezarlıklar arasında.

Tuna deltasiAvrupa’nın en büyülü nehri Tuna’nın Karadeniz’le buluştuğu delta kanal, orman ve plajlarıyla inanılmaz güzellikte bir doğal park. UNESCO Dünya Mirası listesindeki bölge, 300’den fazla kuş türünün yaşam veya uğrak alanı.

Temeşvar

Ülkenin batısında yer alan Temeşvar, en büyük ikinci şehirdir. 13. yüzyılda kurulan kent, Osmanlı hakimiyeti altında yaşamış ve hala izlerini görebileceğiniz yerlerden. Avrupa’da sokakları elektrikli lambalarla aydınlanan ilk şehir olma özelliğine sahip Temeşvar, İkinci Dünya Savaşı sırasında iki taraftan da bomba altında kaldı. Diğer Avrupa katedrallerinden farklı olarak Temeşvar Ortodoks Katedrali, 20. yüzyılda inşa edilmiş bir yapısı bulunmaktadır. Temeşvar’da dini objeleri şehrin her yerinde sıkça görebilirsiniz.

Kaloşvar

Ülkenin en büyük üniversitesine sahip olan Kaloşvar, Transilvanya bölgesinin resmi olmayan başkenti kabul edilir. Roma kolanizasyonu öncesi dönemine ait eserler, şehri Romanya’nın sanat ve kültürel açıdan önemli şehirlerden yapar. Macar nüfusunun çoğunlukta olduğu şehirde, Macar kralını onurlandıran anıt heykel, 14. yüzyılda inşa edilen st. Micheal Kilisesi, eski bir saraya kurulan Ulusal Sanat Müzesi Kaloşvar’ın görülmesi gereken yerlerindendir.

Cheile Neresi-Beusnita Ulusal Parkı

Güney Romanya’da yer alan park şelale ve gölleriyle ünlü. 368 kilometrekarelik alan 2000 yılında ulusal park ilan edildi.

Voronet Manastırı

Romanya gezilecek yerler

Rumen Köyü’nün bir pası haline gelen Voronet Manastırı, Orta Çağ’dan günümüze kadar gelen ülkenin önemli dini yapılarından biridir. 1488 yılında inşa edilen manastır, Boğdan’da Dünya Kiliseler Mirası’nı oluşturan 8 kiliseden biri konumunda… Ülkeye gelen turistlerin ziyaret ettiği gezi noktalarından biri olan manastırı, seyahat listenize eklemenizde fayda var.

 

 Bran Kalesi

Romanya gezilecek yerler

Romanya’nın ulusal anıtlarından biri kabul edilen Bran Kalesi, ülkenin en meşhur kalesi. Sebebi ise yazar Bram Stoker’in hayali karakteri olan Kont Drakula’nın evi olması. ‘’Drakula’nın Kalesi’’ olarak bilinen yapı şehrin en çok turist ağırlayan noktalarından biri aynı zamanda..

Eski dönemde Osmanlılara karşı savunma amaçlı inşa edilen kale, günümüzde şehrin en ihtişamlı yapılarından biri aynı zamanda. Bu muhteşem yapının içerisinde ise turistlere açık bir müze yer alıyor. Müzede ise Kraliçe Marie’nin mobilya ve sanat eserlerinden oluşan özel bir koleksiyonunu gözlemleme şansı elde edebilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir