YEŞİL VE MAVİ İLE MUHTEŞEM GÜMÜLDÜR

Mis kokulu satsumanın diyarı Gümüldür, maviyle yeşili buluşturan doğası, 7 km’lik sahil şeridindeki mavi bayraklı plajları ve her bütçeye uygun otelleriyle deniz turizminin hızla geliştiği bölgelerinden biridir. İzmir kent merkezine 50, Adnan Menderes Havalimanı’na 35 km uzaklıkta bulunan Gümüldür, ulaşım kolaylığı nedeniyle de deniz tutkunlarının tercih ettiği merkezler arasındadır.

Ekim ve kasım aylarında turuncuya bürünen Gümüldür, ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılığa dayalı ekonomisinde önemli yer tutan ve 40.000 tonu bulan üretiminin büyük bir bölümünü ihraç ettiği satsuma cinsi mandalinasıyla, il sınırlarını aşan bir üne sahiptir.

Halkın büyük bir kısmının satsuma yetiştiriciliğinden geçimini sağladığı Gümüldür’de ekonomiye yön veren bir diğer sektör de turizmdir. Yaz sezonunda yerli ve yabancı turistlere ev sahipliği yapan Gümüldür, konuklarına farklı tatil seçeneklerini bir arada sunar. Gümüldür’ün mavi bayraklı plajlarında denizin ve doğanın tadını çıkarabileceğiniz gibi denize ulaşan tatlı su çaylarında balık avlayabilir ya da su sporu tatilinize ayrı bir renk katabilirsiniz. Yaz aylarında nüfusu 200.000’i bulan Gümüldür, Klaros, Kolophon ve Notion antik kentlerine yakınlığı nedeniyle ziyaretçilerin ilgisini çeker.

Menderes ilçesi hakkında herhangi bir yorum yapmak istemiyorum. Çünkü: Menderes ilçesinden herhangi bir şey anlamak mümkün değil. Yani: burada kişisel bir işiniz yoksa, Gümüldür bölgesine giderken buradan geçiyorsunuz, ama dedim ya, herhangi bir özelliği olan yer olarak önem kazanmıyor.

Ama: İzmir’in hemen yanıbaşındaki muhteşem bir kısım cennet (Gümüldür, Özdere) buranın birer nahiyesi olarak öne çıkıyor. Gümüldür ve Özdere’ye defalarca gittim ve buralarda gördüklerimi, büyük bir keyfle yazdım. Evet, gerçekten İzmirliler için, hemen İzmir’in yakınında: gerek deniz ve gerekse piknik açısından büyük imkan. Ben: bir defasında, İzmir’de, kalmış olmama  rağmen, günü birlik olarak Özdere’ye, hergün gidip-gelmiştim.

ULAŞIM:

Menderes ilçesi, İzmir il merkezine: 20 km. uzaklıktadır. İzmir-Aydın demiryolu ve İzmir-Aydın karayolu, ilçe sınırları içinden geçer.

 

TARİHİ:

İlçenin tarihi: Roma dönemine kadar uzanır. Bölgede, o dönemlerde kurulan: Polis Hora ve Ayena isimli iki büyük şehirden söz edilmektedir. Bu iki şehir: Taşköprü ile birbirine bağlanmıştır.

Takip eden tarihi süreçte: 14.yüzyıl sonlarında, Yıldırım Beyazıt, İzmir ve Menderes yöresini ele geçirir. Rodos’un fethine çıkan Kanuni Sultan Süleyman, orduları ile bir süre Menderes’te konaklar. Bu sırada, bölgeye “Cem Ovası” denilmektedir. 1922 tarihinde, İzmir ile birlikte, bu bölge, düşman işgalinden kurtarılınca, buraya “Cumaovası” ismi verilir. 1988 tarihinde ise, bu isim yine değiştirilerek “Menderes” olur.

GENEL:

Halkın büyük bölümü: tarımla uğraşır. Ama, tütün üretimi, öne çıkar. Fakat, son yıllarda, tütün üretimine getirilen sınırlama nedeniyle, üretim oldukça azalmıştır. Üzüm, incir, zeytin yetiştiriciliğine dönüşüm başlamıştır.

İlçede, Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir.

Deniz yüzeyinden yükseklik, yani rakım: 64 metredir.

 

ADNAN MENDERES HAVAALANI:

İlk ismi: Cumaovası havaalanıdır. Daha sonra ise “Adnan Menderes Havaalanı” olarak isim değiştirilir. Halen, yoğun olarak kullanılan bu havaalanından, haftada 300 uçak iniş-kalkış yapmaktadır. İstanbul Atatürk Havaalanından sonra, ülkemizin ikinci büyük havaalanıdır. Bu havaalanının en büyük özelliği: havaalanının çok yakınından, şehir merkezine yani İzmir içine, raylı ulaşım (banliyo treni ve metro bağlantısı) bulunması. Yani: bu havaalanını kullanırsanız, İzmir şehrinin birçok yerine, rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Peki, havaalanının diğer özellikleri derseniz; birkaç kez gittiğimde, pek fazla kalmadım, bu yüzden ayrıntılı birşeyler  söylemem pek mümkün değil, ama bulunduğum sürede, gözüme çarpan olumsuz herhangi bir şey görmedim.

GÜMÜLDÜR:

Burası: İzmir il merkezine: 50 km. uzaklıktadır. İzmir-Gümüldür arasında, sürekli otobüs seferleri var. Özellikle: son yıllarda açılan: Küner-Şaşal-Çamköy yolu, Gümüldür-İzmir arasındaki karayolu uzaklığını, bu mesafeye, yani sadece 50 km. ye indirmiş durumda. Bu yol: yaklaşık 45 dakikada alınabiliyor. Gümüldür’ün diğer bazı merkezlere uzaklıkları ise şöyledir. Gümüldür-İzmir havaalanı arasındaki uzaklık: 35 km. Gümüldür-Efes arasındaki uzaklık: 37 km. Gümüldür-Kuşadası arasındaki uzaklık: 48 km. (Kuşadası-Selçuk tarafından, Gümüldür’e gelmek durumunda kalırsanız: bu bölgede, deniz kenarındaki yol, hoş virajlarıyla, araba sürmeyi keyifli hale getiriyor.) Gümüldür-Çeşme arasındaki uzaklık: 79 km.

İzmir yolundan geldiğinizde, Gümüldür’e giriyorsunuz. Sol yanda, yani Seferihisar bölümünde “Üzmez”, Gümüldür’ün diğer yanında ise “Özdere” var. Kuşadası-Selçuk istikametinden bölgeye gelirseniz, önce Özdere sizi karşılar. Seferihisar yönünden gelirseniz, önce Üzmez sizi karşılar. Gümüldür’e geldiğinizde, deniz kıyısında enteresan bir yerle karşılaşacaksınız. Sessiz ve sakin bir yer, gündüz saatlerinde sokaklar bomboş, ana karayolunun deniz kıyısındaki bölümünde yani denize yakın yerlerde, otel, motel ve pansiyonlar var. Yolun kara kıyısında ise, bir çok yazlık siteler görülüyor. Özellikle: çok çok uzaklarda, yemyeşil alanlarda yükselen beyaz beton yapı blokları mutlaka dikkatini çekecek ve sinirlerinizi harekete geçirecektir.

Gümüldür-Özdere hattı: yeni gelişen bir turizm bölgesi. Kuşadası bölgesinde otel yapacak yer kalmayınca: yeni otellerin inşaatları, bu sahil kesimine kaymış. Yine de, bugün itibarıyla, burası, Kuşadasının kentleşmiş yoğunluğundan uzak. Gümüldür’e Kuşadası yönünden gelirseniz: bazen sahil tarafında, ama genelde solunuzda çam ormanları kalarak, yolda ilerlersiniz. Ama, bölgenin eski yerleşimcilerinin söylediklerine göre, bu çam ormanları her yıl muhteşem bir şekilde azalıyormuş, malüm yangınlar. On yıl öncesine kadar, buralarda göreceğiniz tepelerin hepsi, ormanlarla kaplıymış. Sakin bir tatil yeri. Kafa dinlemek isteyenler için çok uygun.

Gümüldür bölgesinin, ilk yerleşim yeri: Lebedos antik kenti. Antik dönemde, burada kurulu bulunan: 12 İon kentinden birisidir. Karialılar tarafından kurulmuştur. Roma ve Bizans dönemlerinde, kent, önemini kaybetmiş ve halkının büyük kısmı: Efes şehrine taşınmıştır. Takip eden dönemde: 16.yüzyılda, Kağızman yöresinden gelen Türkler, deniz kenarına yerleşirler ve uzun yıllar, Türk ve Rum nüfus, bölgede birlikte yaşarlar. Hatta, Ege bölgesinin en iyi tütününün yetiştirildiği “Gavurköy”, Rumlar, mübadele sonrası gittiklerinde bile, uzun süre ününü korumuştur.

Gümüldür: denilince hani turizm ilk akla gelen şey, ama bir yandan da, burada üretilen “mandalina”dan söz etmemek olmaz. Çünkü: ülkemizde üretilen toplam mandalinanın: % 80’i burada üretiliyor. Yani: uygun mevsimde giderseniz, Gümüldür’de özellikle Kasım ayında mutlaka mandalina tatmalısınız. Çünkü, dünyanın en lezzetli mandalinaları, burada yetiştiriliyor. Çünkü: 1940’lı yıllarda, Rizeli Nusret Şener, Japonya’dan gelerek buraya yerleşir. Ama, Japonya’dan gelirken yanında: Japonya’nın Satsuma adasında tanıyıp sevdikleri, sonra da vatanlarına getirdikleri bir fidan vardır. Bu fidanları getiren Şener, bunları Halil Kumpas’ın bahçesine diker. Bahçenin yanında akan “Şeytan Deresi”, fidanların kendilerini, ana vatanlarında yani Japonya’da sanmalarını sağlayan iklim koşullarını yaratınca, Gümüldür’ün kaderi belirlenmiş olur. Günümüzde: bölgede, binlerce dönüm arazide, satsumalar yetiştiriliyor, yılda yaklaşık 40 bin tonluk üretimin büyük bölümü ihraç ediliyor.

Ama, başta söylediğim gibi: mandalina konusunu belki çoğunuz bilmese de, Gümüldür denilince akla hemen turizm geliyor. Şöyle ki: burada 8


km. lik sahil şeridi var. Deniz: serin, yani nispeten soğuk. Ama, daha da önemlisi, denizin çok eğimli olması. Atacağınız 5-10 adım ile boyunuzu geçebilir. Kumsalın eni ise, ortalama 3 metredir. Bu rakam, bazı yerlerde 5 metreyi bulur. İklim şartları ise, mükemmel. Esinti hiç eksik olmuyor. Tüm bunların yanında: İzmir il merkezine, gerçekten çok yakın. Dalış meraklıları için, şartlar uygun, temiz deniz, girildiğinde uzun bir görüş mesafesi sunuyor.

Bu özellikleri nedeniyle: yerli ve yabancı turistlerin yoğun olarak tercih ettikleri yerlerin başında geliyor.

Antik kalıntılara ilginiz varsa, Gümüldür bölgesinde ilginizi çekebilecek yerler de var.

KLAROS:

Ahmetbeyli plajının: 3 km. uzaklığındadır. Deniz kenarında olmayan tek İyon kenti olarak öne çıkıyor.

Kehanet merkezi olarak ün kazanmış, Kolophon şehrine bağlı bir yer. Buraya ulaşmak isterseniz: İzmir yolu üzerinde, girişinde bir tabela var. Bunu takip ederek giderseniz, bulmanız kolay. Yalnız bu yola saptığınızda, biraz sonra yol ikiye ayrılıyor, sağa dönün.

Burası: en büyük bilicilik merkezlerinden biri. Bölgedeki ilk kazılar: 1950’li yıllarda, Fransızlar tarafından yapılmış. Bu kazılarda: ünlü kehanet yani bilicilik merkezi yapısının aslı ve kutsal çevresi ortaya çıkarılmış. Özellikle, kehanet merkezi: o dönemlerde, Asya’nın en önemli bilicilik merkezlerinden biri olarak öne çıkmış. Bu yüzden: bu ören yerinde: çok sayıda armağan, adak ve yazıt bulunmuş. Tapınak yapısına bakıldığında: dor düzenindeki tapınağın sütunları, taş sağlamak için devrildiklerinden, aynen o şekilde duruyor. Tapınakta bulunan dev heykeller: ören yerinde, alçı kopyaları ile, tapınağın batı ucunda sergileniyor. Oturan dev Apollon, annesi Leto ve ikizi Artemis heykelleri, Helenistik döneme tarihleniyor. Tapınak yapısının altına giren ve dolanan koridorlar: fal bakan rahiplerin bulunduğu bölmeye varıyor. Kemerli odanın içindeki su kaynağı, fal bakmada önemli işleve sahipmiş. Yapının doğusundaki sunak önünde, halkalar bulunmuş. Bunlardan anlaşıldığına göre: burada, yüzlerce dana’nın kurban edildiği, büyük törenler yapılıyormuş. Kuzeyde: ikiz Artemis adına yapılan, küçük bir tapınak daha ar. Heykel buluntularının orjinallerini görmek için, İzmir Arkeoloji Müzesine gitmeniz gerekiyor.

Evet, tarih meraklıları için ilginç olabilecek bir gezi, meraklıları gitmeliler.

KOLOPHON:

Seferihisar’dan Gümüldür’e doğru yola çıkıldığında: Değirmendere-Örenşehir köyündedir.

Anadolu’nun en eski kentlerinden biridir. MÖ.8 ve 7.yüzyıllarda: İonyanın en zengin kentlerinden biridir. Verimli toprakları, denizcilikteki ustalıkları ve lüks yaşama olan meraklarıyla bilinirler. Burada, günümüze kadar yapılan kazılar: mimari açıdan önemli buluntular ortaya çıkarmıştır. Fakat, bu kalıntılar, çok belirsiz olduğundan henüz tam olarak mahiyetleri açıklanamamıştır. Dolayısıyla, buraya gittiğinizde, çok belirgin antik kalıntılar bulmayı beklemeyin. Hatta, gitmeyin bile diyebilirim, çünkü resmi kazı çalışmaları halen devam ediyor.

Buranın limanı olan “Nation” ziyaret etmenizi önereceğim yerlerden. Ama, Nation bölümünde, halen resmi kazı çalışmaları devam ediyor, şu anda görülebilecek çok fazla şey yok.

ORMAN KAMPI:

8 hektarlık bir alanda kurulu. Burası da, çok uzun yıllardır, İzmirliler tarafından gerek günübirlik piknik alanı ve gerekse çadırlı kamping alanı olarak tercih edilen bir yer. Burada: modern tesisler yok. Kır gazinosu, büfe, pide fırını, disko, market, soyunma kabinleri, sıhhi tesis kompleksi, duşlar, tuvaletler, piknik üniteleri var.

DENİZ PINARI (KLAROS):

Ahmetbeyli-Gümüldür sahil şeridinde, 80 hektarlık bir alanda, koyda kuruludur. Menderes ilçesine: 40 km. uzaklıktadır. Burada: muhteşem bir deniz manzarası bulacaksınız. Ormaniçi dinlenme tesislerinin bulunduğu burada:  Klaros antik kentine ait kalıntılar da bulunuyor. Günübirlik ziyaret ve çadırlı kamping alanları var.

DSİ KAMPI:

Bu bölgede: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün, muhteşem bir kampı da bulunuyor.

ÖZDERE:

Yol üzerindeki, Çukuraltı ve 2 km. içerideki güzel köyü ile, iki bölümlü bir belediye olarak öne çıkıyor. Çukuraltı, deniz kıyısında. Ama, bütün kıyı yazlık konutlarla, yani betonla kaplanmış olduğundan bu yörede, uzun süre denizi görmeniz zor. Köy girişini geçtikten sonra, denizle birleşen yol boyunca, belki halen bakir kalmış bir kısım koy görebilir ve hatta, adaçayı bile toplayabilirsiniz.

Evet, Özdere: burada, 40 km.lik sahil şeridi var. 55 km.lik alan üzerinde, yazın 150 bin ve kışın 100 bin kişi ağırlıyor. Bağlı bulunduğu Menderes ilçesinin, Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmış, tek “turizm” beldesidir. Belde içinde: birçok tesiste, toplam yatak sayısı: 10 bin civarındadır. Turizm, bu yöredeki halkın en önemli gelir kaynağıdır. Bunun dışında, daha önce söz ettiğim gibi, mandalina var. Ama, mandalina bahçeleri, iç kesimlere kaymış, kıyı kesiminde turizm tesisleri kurulmuş.

ÖZDERE ASKERİ KAMPI:

Özdere denilince: burada, büyük bir askeri kamp var. Sahilin bir kısmı: bu askeri kamp tarafından, bir şerit gibi kaplanmış durumda. Bölgenin özelliğine istinaden: çam ağaçlarından oluşan yoğunluk, kıyıda, denizle birleşiyor. Yani: çam ağaçlarının gölgesindeki yaşam, arzu ettiğinizde, muhteşem güzel, tertemiz ve bu temizliğin doğal sonucu, içi rahatlıkla görülebilen ve asla dalga olmayan bir deniz. Ama: bu arada, sahildeki kumlu plaj bölümü, pek geniş değil. Zaten, bu kumlu plaj bölümü de, tamamen şezlonglar ile kaplanıyor. Sonuçta: bu askeri kampa gitmeyi düşünenler, kesinlikle güzel bir tatil yaparak dönme şansına sahipler. Çünkü: gerçekten, kamp bölgesi: gerek konumu, gerek içindeki her türlü eğlence olanaklarının sunulduğu sosyal tesisleri, çok katlı olmayan konaklama tesisleri ve gerekse harika deniziyle muhteşem. Denize uzanan iskelesi de, ayrı bir güzellik yaratıyor.

MERKEZ BANKASI ÖZEL EĞİTİM MERKEZİ:

Merkez Bankası personeli tarafından kullanılmaktadır. Askeri kampın hemen yanında bulunuyor.

KALEMLİK PLAJI:

İzmir il merkezine: 70 km. uzaklıktadır. Burada: gerek günübirlik ve gerekse çadırlı kamp yapabilmek mümkün. Özdere sahil bandında: 1987 yılında, 40 hektarlık bir alanda, burası yapılmış. İzmir bölgesinin, en önemli rekreasyon alanlarından biridir. Bu alanın en öne çıkan özelliği: Seferihisar-Kuşadası/Davutlar arasındaki, yaklaşık 100 km. uzunluğundaki kıyı bandı üzerinde, son orman alanıdır. Bu orman alanı: çok kaliteli kızılçam ve meşe ağaçlarıyla kaplıdır. Bunun sonucunda: muhteşem bir hava, yani mikro klima etkisi ortaya çıkıyor. Deniz kıyısı ise: yer yer kayalıklar ve yer yer kumsallarla kaplı. Burada: deniz manzaralı restoranlar var, ayrıca büfeler, soyunma kabinleri, duşlar, otoparklar, tuvaletler, piknik üniteleri, elektrik, içme ve kullanma suyu var.

ÜRKMEZ:

Ürkmez beldesine: İzmir üçkuyular ve İzmir otogarından kalkan minübüslerle ulaşmak mümkün.

İPEKKUM:

İpekkum plajı: muhteşem deniziyle Gümüldür’ün gözbebeği. Genelde burası yazlıkçılar tarafından kullanılıyor. Denizi derin değil ve dibi tamamen kumdur. Burada: pansiyonlar var, duş, tuvalet ve market te bulunuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir