Zonguldak’ta gezilecek yerler

Image result for zonguldak

1.Cehennemağzı Mağaraları – Zonguldak

Cehennemağzı Mağaraları

Cehennemağzı Mağaraları Zonguldak Ereğli İlçesi, İnönü mahallesinde bulunmaktadır. Bu bölge Antik dönemin Acheron Vadisi olarak bilinmektedir.

Ereğli Müzesi’ne bağlı ören yeri olarak faaliyet gösteren Cehennemağzı Mağaraları yan yana sıralanmış üç mağaradan oluşmaktadır. Birinci mağara, iki bölüm halinde düzenlenmiştir. Birinci bölümde, zemin orijinal bitki ve geometrik motifli mozaik ile döşelidir. İkinci bölümün doğu duvarında küçük bir apsis açılmıştır ve önünde kademeli basamaklar bulunmaktadır. Çok eski bir Hıristiyan kilisesi olan bu mağara, Hıristiyanlığın yayıldığı ilk yıllarda gizli ibadet yeri olarak kullanılmıştır.

İkinci mağara, yol kenarındaki 10-12 metre yükseklikteki yamaç üzerinde bulunmakta ve yöre halkınca Koca Yusuf mağarası olarak adlandırılmaktadır. Yamaç üzerinde yer alan dar bir girişten geçilerek 3 basamaklı dikey bir merdiven yardımıyla inilen mağara, 1,5 km dağın içine doğru devam etmektedir. 1960’larda tavandan düşen bir kaya yolu kapattığından, ancak 350 metre kadar derinliğe gidilebilmektedir. İnsan elinden çıktığı taşçı kalem izlerinden anlaşılan mağara, yaklaşık 400 m2’lik bir alanı kaplamakta ve iki fil ayağı ile desteklenmektedir.

Üçüncü mağara, yüzölçümü bakımından en geniş olanıdır. Zemini taban suyu ile kaplıdır. İnsan eli ile yapılan mağara birinci ve ikinci mağaralara su sarnıcı görevi görmüştür.

Cehennemağzı Mağaraları’nın Tarihçesi

İnsanın doğaya karşı yenilmez dayanma ve saldırma gücünü simgeleyen Herakles’e (Herkül) Kral Eurystheus tarafından verilen on iki görevden sonuncu ve en güç olanı, Cehennem Köpeği Kerberus’un, hiçbir ölümlünün bir daha geriye dönemediği Ölüler Ülkesi’nden (Hades) kaçırılmasıdır. Herakles, Altın Post’u aramak üzere yola çıkan Argo Gemicileri ile birlikte Ereğli’ye gelir ve Hermes ile Athena’nın da yardımıyla Kerberus’u yeryüzüne çıkarır. Eurystheus’un Kerberus’u gördüğünde çok korkması üzerine, Herakles onu tekrar Ölüler Ülkesi’ne bırakır. Herakles’in Kerberus’u kaçırmak üzere Ölüler Ülkesi’ne indiği yer Cehennemağzı Mağaraları’dır.

İlkçağın en önemli iki kehanet merkezinden birinin bu mağaralar olduğu bilinmektedir. Diğeri ise Yunanistan’ın Delphoi kentindedir. Bir başka söylenceye göre, şehir tekfurunun kızı hizmetkarı olan gence âşık olur; birlikte evden kaçarlar ve Cehennemağzı Mağaraları’ndaki kız-oğlan odasına saklanırlar. Cehennem zebanisi de dışarıdan gelecek tehlikelere karşı onları korur. Mağaraya giremeyen tekfur kızına ve genç hizmetkarına “taş olun” diye seslenir, kız ve oğlan taş kesilir.

Cehennemağzı Mağaralarının birincisi olan ve kilise mağarası olarak da bilinen mağara içindeki sütunlar, sütun başlıkları, mozaik döşeme ve kandil yuvaları, mağaranın paganizmin egemen, Hıristiyanlığın ise yasak olduğu dönemde, ilk Hıristiyanlarca gizli ibadet merkezi olarak kullanıldığını göstermektedir. Bu mağara içinde bulunan kalıntılar, Erken-Hıristiyanlık döneminin izlerini taşıyan motiflerle süslüdür.

2.Gazi Alemdar Gemisi Müzesi – Zonguldak

1914 yılında I. Dünya savaşının başlaması ile birlikte kömür ocaklarının işletim hakkı Almanlara verilir. Buna kızan Ruslar, 2 yıl süreyle Karadeniz Ereğli kıyılarını sık aralıklarla bombardımana tutarlar. Dünya savaşının ardından Anadolu’nun, Avrupalı devletler tarafından işgal edilip paylaşılmasıyla Fransızlar Karadeniz Ereğli’ye gelirler ancak Karadeniz Ereğli’yi işgal etmeyi başaramazlar. Kurtuluş Savaşı sırasında işgal altındaki İstanbul’dan vatanseverler tarafından kaçırılan Alemdar isimli küçük bir savaş gemisi, Zonguldak’a ve Karadeniz’e hakim olan Fransızlar tarafından ele geçirilmek istenmiştir. 9 Şubat 1920 yılında Alemdar’ı Karadeniz Ereğli limanına getiren vatanseverler gemiyi karaya oturtmuşlar ve Fransızlara teslim etmemişlerdir. Tarihi önemi olan bu olayı yaşatmak için Gazi Alemdar Gemisi’nin bire bir örneği yapılarak 08.08.2008 tarihinde müze olarak hizmete açılmıştır.

4.Filyos Kalesi – Zonguldak

Zonguldak Filyos’ta bulunan ve Romalılar tarafından yapıldığı düşünülen Filyos Kalesi, kentin denize hakim bir noktası olan bir burun üzerinde kurulmuştur. Güçlü ve heybetli bir görünüm kazandırmak düşüncesiyle yapımında iri taşlar kullanılmıştır.

Kale uzunca bir süre harabe durumda kaldıktan sonra, 2003 yılında Kültür Bakanlığı tarafından onarım çalışması yapılmıştır. İlk yerleşim yeri, kentin kuzeyindeki kale tepesi üzerindedir. Bugün burada orta çağ kalesine ait duvarlar ile Helenistik-Roma dönemlerine tarihlenen kule kalıntıları bulunmaktadır. Kale tepesinin doğusunda mermer sütun ve kaidesi, mermer yazıtlı levha, taş lahitler ve tuğla mezarlar ortaya çıkarılmıştır.

Filyos Kalesi

5.Zonguldak Kent Ormanı – Zonguldak

Zonguldak Kent Ormanı içinde: Çocuk oyun alanları, yürüyüş yolları, seyir terası, yağmur barınağı, çadır kamp alanı, ahşap köprü, gölet ve otopark bulunmaktadır. Orman içinde çok sayıda ağaç ve endemik bitki türü yer almaktadır. Kent Ormanına Zonguldak Merkeze bağlı Elvanpazarcık Beldesinden gidilebilmektedir

6.Bostandüzü Ormaniçi Dinlenme Alanı – Zonguldak

Bostandüzü Ormaniçi Dinlenme Alanı, Zonguldak Devrek ilçesi Akçasu köyünde bulunmaktadır. Yaklaşık 3,5 hektarlık bir alan üzerinde kurulmuştur. Kamp ve karavan turizmi için son derece uygun olan bu alanda lokanta, telefon, oturma grubu, otopark, çeşme, büfe gibi üniteler bulunmaktadır.

 

7.Filyos (Tios) – Zonguldak

 

Efsaneye göre kent, M.Ö. 7.yüzyılda kurulmuştur. Tarihi boyunca değişik isimlerle (Tios, Tieion, Tianon, Tium) anılmıştır. Tarihi boyunca siyasi güç oluşturamayan ve Ereğli ile Amasra’nın gölgesinde kalan kent, Roma döneminde M.Ö.70 yılında yakıldı ve yağma edildi. Daha sonra yeniden inşa edilmiş ve bir ticaret ve balıkçı kenti olarak yaşamını devam ettirmiştir. Kent, Bizans döneminde M.S.5.yüzyılda önemli bir dini merkez olmuştur. Selçuk ve Osmanlı dönemlerinde ise (14.15.yüzyıl) giderek önemini yitirmiş ve küçük bir balıkçı köyüne dönüşmüştür. Bugün Filyos beldesinin bulunduğu alanda eski kentten toprak üstü kalıntı olarak; Roma, Bizans ve orta çağ dönemlerine tarihlenen Kale, sahil surları, su kemeri, tonozlu galeri, tiyatro, savunma kulesi ve çeşitli mezarlar görülebilmektedir. Tios kentinin bilimsel olarak araştırma ve kazıları, 2006 yılından beri devam etmektedir. Prof. Dr. Sümer ATASOY’un bilimsel başkanlığında yapılan çalışmalarda, kale içinde, Hellenistik Devir’e (M.Ö.4.yy) ait yapılar ve çanak çömlek çeşidinin bol olması, yapılan ticaretin zenginliğini göstermektedir. Sahil surunun güneyindeki tarlalarda yapılan radar ölçümlerinde eski kentin yapıları tespit edilmiştir. Buradaki sondajlarda, Hellenistik Devir’e tarihlenen sur duvarları, Roma-Bizans dönemine ait yapı kalıntıları, Roma dönemi sikkeleri ve çanak-çömlek parçaları ortaya çıkarılmıştır. Su kemerinin hemen yakınında ise; anıtsal bir meydan çeşmesi olması muhtemel bir yapı bulunmuştur. Tiyatroda yapılan temizlik çalışmalarında; mermer iki heykel parçasına rastlanmıştır. Ayrıca bir uzman grubu tarafından, ortaya çıkan tüm küçük ve büyük buluntuların yapı kalıntılarının çizimleri yapılmaktadır. Tios Kentinin araştırılması ve kazılması, Karadeniz tarihi ve arkeolojisi için büyük önem taşımaktadır. Çünkü Türkiye’nin Karadeniz kıyılarında kazılan ilk ve tek antik kentidir. Buradan elde edilecek bilgi ve belgeler büyük önem taşımakta olup, toprağın hemen altında yolları, meydanı, hamamı, dini yapıları, evleri depoları, dükkanları, mezarlarıyla büyük bir kentin varlığı düşünülmektedir.

10.Bastoncular Çarşısı – Zonguldak

Devrek’in en önemli el sanatları ürünlerinden biri olan bastonun üretim ve satışının yapıldığı Bastoncular Çarşısı yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından büyük ilgi görmektredir.

11.Veyisoğlu Köyü Anıt Ağacı – Zonguldak

Zonguldak’ın Gökçebey ilçesine bağlı Veyisoğlu Köyü Kocameşe mevkiindeki Anıt Ağaç, çevre düzenlemesi yapılarak ziyarete açık hale getirildi. Karabük Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından Anıt Ağaç olarak tescillenen palamut meşesi (quercus itharurenis) ağacının yaklaşık 500 yaşında olduğu tahmin ediliyor. Ağacın tanıtım tabelası ve çevre düzenlemesi Gökçebey Orman İşletme Şefliği ve Orman Fidanlık Müdürlüğü’nce gerçekleştirildi.

12.Dirgine Çayı Rafting Parkuru – Zonguldak

Yedigöller Milli Parkı güzergahında bulunan Dirgine Çayı, özellikle Mart-Haziran aylarında yükselen su seviyesiyle raftingciler için uygun bir mekandır. Bu alanda son yıllarda yapılan rafting etkinliklerine çok sayıda kişi katılmaktadır.

13.Ilıksu Plajı – Zonguldak

Kozlu Aşağıçayır Köyü Ilıksu Mevkii. (4 adet duş, 5 bay -5 bayan WC, 34 adet soyunma kabini, büfe, ilkyardım, ankesörlü telefon, 1300 kişilik çay bahçesi, 100 kişilik lokanta)

14.Çanakçılar Özel Etnografya Ve Arkeoloji Müzesi – Zonguldak

Gökçebey ilçesinde faaliyet gösteren Çanakçılar Seramik adlı kuruluş tarafından oluşturulmuştur. Müzenin birinci katında seramik fabrikasında üretilen ürünlerden oluşan bir de showroom, ikinci katında ise arkeolojik ve etnografik eserler bulunmaktadır. Müze binası çok sayıda evcil ve yaban hayvanının yer aldığı büyük bir hayvanat bahçesi alanı içinde yeralmaktadır.

15.Bozhane Hamamı – Zonguldak

Yapı 19. yüzyıl klasik Türk hamamı tipindedir. Hamam bölümü taştan, soyunma bölümleri ahşaptır. Ahşap bölümlerin üst örtü sistemi alaturka kiremit çatıyla sağlamlaştırılmıştır. Hamamın girişinde yer alan soyunma kısmından iki kubbeli ılıklık bölümüne geçilmektedir. Merkezi yıkanma salonu büyük bir kubbe ile örtülüdür. Giriş cephesi iki katlıdır. Alt alta kapının sağında ve solunda birer pencere yer alır. Yapının kuzeyindeki sekizgen kubbeli ahşap bölüm, arkada da simetrik olarak yer almaktadır.

16.Bölüklü Yayla – Zonguldak

Alaplı ilçesi, Gümeli beldesinde bulunan yayla, İlimizin en yüksek noktası olan Bacaklı Yayla’nın eteklerindedir. Burada halen yaylacılık gelenekleri sürdürülmektedir.

17.Kozlu Kilisesi – Zonguldak

Kozlu ilçesi Merkez mahallesinde bulunan kilise, Hıristiyan Ortodoks cemaatine aittir. Geçtiğimiz yüzyılın sonlarına doğru inşa edildiği anlaşılan kilisenin restorasyonu için çalışmalara başlanılmıştır.

https://gecemanya.com/?p=3687&preview=true

18.Crispos Anıt Mezarı – Zonguldak

Kdz.Ereğli’de gösteriler yapan ve orada ölen eski Mısırlı pandomim sanatçısı Krispos’un anısına yapılmıştır. Kaidesi ile birlikte 2.10 m yükseklikte bulunan anıtın önünde 19 satırdan oluşan ve kazılarak yazılmış bir şiir bulunmaktadır. Anıt, yüksek bir kaide üzerinde oturtulmuş iki korint başlıklı sütun, sütunların arasında içinde başsız bir büstün bulunduğu oyuk ve üçgen çatı olarak tasarlanmış taç kısmından oluşmaktadır. . Ölülerin mezar taşları suskun harflerinizle öleni dile getiriniz. Vücudunuzu yitirip telef ettikten sonra hangi insan buraya ismini verdi? Ölü insan Krispos. Fariz Ülkesinin (Mısır) ve başak taşıyan Nil Nehri’nin vatandaşı, bu anıtın altında yatmaktadır.

19.Orhangazi Cami (Ayasofya Kilisesi) – Zonguldak

Surlarla kaplı kent alanının içinde Bizanslılar tarafından inşa edilen Hagia Sophia (Kutsal Akıl) kilisesi, camiye çevrildikten sonra Orhan Gazi ya da Orta Cami olarak anılmaktadır.

20.Uzun Mehmet Anıtı – Zonguldak

Anıt, 1973 yılında, projenin mimarı Yılmaz Soylu denetiminde 3 ay içinde yapıldı. Cumhuriyetin 50. yılı anısına, Türkiye Taşkömürü Kurumu tarafından yapılan anıta dönemin Valisi Nihat Oğuz Bor da yapımında destek verdi. Anıtı, Zonguldak’ın sahibi üç şehit (şehit asker, şehit madenci ile madenlerin ilk kurbanı ve efsanevi şehidi Uzun Mehmet) düşüncesi oluşturur. Uzun Mehmet Anıtı, o zamanki Zonguldak şehir merkezinin her yerinden gözükecek şekilde, ulaşım sorunu olmasına karşın Balkaya sırtına konumlandırıldı. 1983 yılında Zonguldak Belediyesi tarafından anıt çevresi piknik alanı ve gezi yolu olarak düzenlendi.

21.Yeni Cami – Zonguldak

Image result for Yeni Cami - Zonguldak

20. yüzyıl başlarında yapılmıştır. 2 katlı, taş-tuğladan inşa edilmiş olan yapının üzeri sıvalıdır. Üç girişi bulunan yapının ana girişinin hemen altında üzeri açık şadırvan vardır. Girişin tam karşısında mihrap onun solunda minber yer almaktadır. Mihrap ve minber ile alt kattaki duvarların bir kısmı bitkisel ve geometrik desenlerle süslü çinilerle kaplıdır. Tavan ahşap olup, caminin hemen sağında tek şerefeli bir minare vardır.

Gümeli Tabiat Alanı – Zonguldak

Zonguldak ili, Alaplı ilçesi Gümeli Ormanları içerisinde, taşıdığı tabii kaynak değerleri sebebi ile 2550 dekarlık alan 11 Mart 2008 tarihinde Gümeli Tabiat Anıtı olarak ilan edilmiştir. Sahanın en önemli özelliği; 1987 ve 1164 yaşlarındaki Porsuk (Taxus baccata L.) ağaçlarının da bulunduğu tabii, yaşlı porsuk meşceresi olmasıdır. Alanda, ortalama yaşları 300 ile 500 arasında değişen çok sayıda porsuk ağacı bulunmaktadır. Bahse konu sahanın çevresinde yapılan incelemelerde ise; alanın hemen yanındaki orman bölmelerinin de “tabii yaşlı orman” statüsünde olduğu, içerisinde çok sayıda anıt özelliği taşıyan yaşlı ağacı barındırdığı tespit edilmiştir. Yapılan bilimsel incelemeler neticesinde, tabiat anıtının yan tarafındaki sahada bulunan 2019 yılı itibariyle 4114 yaşında olan (Taxus baccata L.)  Porsuk ağacı; ülkemizin en yaşlı ağacı, dünyanın en yaşlı porsuk ağacı ve  dünyanın bilinen ve tespit edilen en yaşlı 5 ağacından birisi olma özelliklerini taşımaktadır

 

22.Gökgöl Mağarası – Zonguldak

Jeolojik yapı bakımından yörenin jeomorfolojik ve hidrolojik gelişim evrelerini ve özelliklerini de içeren Gökgöl Mağarası birbirinden farklı dört kattan oluşmuştur. Birinci katı oluşturan ağız kısmı ve çevresi (mağaranın ilk oluşan bölümü) ile Büyük Çöküntü Salonu’nda bulunan damlataşların yer aldığı ikinci kat tamamen fosilleşmiştir. Mağaranın en genç bölümü olan üçüncü ve dördüncü katlarda Damlataşlar Salonu, yer altı deresi ve aktif küçük kol bulunur. Mağaranın ikisi fosilleşmiş, biri aktif olmak üzere üç ağzı vardır. Girişi sağlayan fosil ağızlardan büyük olanı, görkemli görünümüyle dikkat çekicidir. Dar ve sulu olan aktif ağız ise giriş için uygun değildir. Kollarıyla birlikte toplam uzunluğu 3350 metre olan Gökgöl Mağarası, doğu, güneydoğu – batı, kuzeybatı yönünde gelişen ana galeri ile iki büyük yan koladan meydana gelmiştir. Dar ve sulu bir sifonla sona eren ana galeriden sonra, yan kollardan gelen suların birleşerek oluşturduğu Büyük Çöküntü Salonu’nda yer altı deresi görülür.

23.Kdz.Ereğli Müzesi – Zonguldak

Kdz.Ereğli Müzesi, Halil Paşa Konağı olarak bilinen zemin + 3 katlı, orta sofalı plan tipinde ve kagir olan bir yapı içinde hizmet vermektedir. Halil Paşa Konağı 19. yüzyıl sonlarında (tahminen 1870’li yıllar) Padişah 2. Abdülhamit döneminde sancak beyi (mirimiran) olan Halil Paşa Karamahmutoğlu tarafından yaptırılmıştır. Bozhane Yalı caddesi üzerinde, eski bir kilisenin temeli üzerine inşa edilen konakta, Roma dönemine ait binalardan toplanan antik spoli malzemeler şapolyen (devşirme) olarak özellikle cephe süslemesinde kullanılmıştır. Bir dönem ortaokul ve kız meslek lisesi olarak kullanılan, uzunca bir süre ise sahipsiz kalan ve büyük ölçüde tahribata uğrayan bina restore edilmek üzere 1989 yılında Kültür Bakanlığına tahsis edilmiştir. Yaklaşık 10 yıllık bir restorasyon çalışmasından sonra müze 01.08.1998 tarihinde hizmete açılmıştır. Müzenin zemin katında Ereğli ve çevresinden toplanan Hellen, Roma, Bizans dönemlerine ait mermer mezar atelleri, figürlü mermer sütun başlıkları, cam kaplar, takılar, çeşitli madeni eserler, kandiller ve figürlerden oluşan arkeolojik eserler sergilenmektedir.

https://gecemanya.com/?p=3687&preview=true

Attory

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.